Journals / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2000 / Cilt: 28 - Sayı: 5

Our initial experiences on intracoronary pressure and myocardial fractional flow reserve measurements in intermediate lesions

Sınır lezyonlarda intrakoroner basınç ve fraksiyone miyokardiyal akım rezervi ölçümlerine ilişkin ilk klinik deneyimlerimiz

Pages
306–313
DOI
—

Abstract

In this article, we tried to summarize our first clinical experience with the measurement of myocardial fractional flow reserve (mFFR) utilising intracoronary pressure recordings in coronary stenoses of intermediate severity. A total of 35 angiographically intermediate lesions (%30-70 stenosis) in 31 patients were evaluated by mFFR. Micromanometer-tipped pressure wire was used to measure intracoronary pressures, and maximum coronary hyperemia was induced by intracoronary adenosine. Isolated intermediate lesions in 2 separate coronary arteries in 4 patients and in a single coronary artery in the remaining 27 patients were evaluated by mFFR. Of the 35 lesions, 29 were de novo and 6 were in-stent stenoses. The mean diameter stenosis with coronary angiography was 49.7 ± 10.1 % and the corresponding mean mFFR was 0.83 ± 0.1. Myocardial fractional flow reserve was found to be below 0.75 in 4(11%) and 0.75 or above in 31(89%) of the lesions. In those cases in whom mFFR was measured both before and after coronary intervention, the low preprocedural mFFR was observed to increase following a successful procedure. In all cases, high quality intracoronary pressure signals were obtained and no complications were observed with regard to both the manipulation of the 0.014 inch pressure wire and intracoronary adenosine injection. It is concluded that measurement of mFFR in coronary stenoses of intermediate severity with the use of intracoronary pressure recordings obtained through 0.014 inch pressure wire during maximum coronary hyperemia induced by intracoronary adenosine injection is a practical and safe technique.

Özet

Bu yazıda, anjiyografik sınır lezyonlarda intrakoroner basınç ve miyokardiyal fraksiyone akım rezervi (mFAR) ölçümlerine ilişkin ilk klinik deneyimlerimiz özetlenmeye çalışılmıştır. Otuzbir olguda toplam 35 anjiyografik sınır lezyon (darlık derecesi %30-70) mFAR ile değerlendirildi. Basınç algılayıcı olarak 0.014 inç çaplı mikromanometre uçlu kılavuz tel, maksimum hiperemi uyaranı olarak da intrakoroner adenozin kullanıldı. Dört olguda 2 farklı, 27 olguda ise tek bir koroner arterdeki izole sınır darlıklar üzerinden mFAR hesaplandı. Değerlendirilen lezyonların 29'u de Novo, 6'sı ise stent-içi daralma idi. Anjiyografik darlık derecesi ortalama %49.7 ± 10.1 olan bu lezyonlar üzerinden hesaplanan mFAR ortalama 0.83 ± 0.1 bulundu. Dört (%11) lezyonda mFAR 0.75'in altında iken, 31 (%89) lezyonda 0.75 ve üzerindeydi. Miyokardiyal akım rezervi ölçümü ile aynı seansta anjiyoplasti yapılan lezyonlarda, başarılı anjiyoplasti sonrası yeniden hesaplanan mFAR değerinin yükseldiği gözlendi. Olguların tümünde yüksek kaliteli intrakoroner basınç sinyalleri kaydedildi ve gerek 0.014 inç çaplı basınç algılayıcı kılavuz tel kullanımı gerekse intrakoroner adenozin injeksiyonu ile ilgili herhangi bir komplikasyon gözlenmedi. Bu bulgularla, anjiyografik sınır lezyonlarda, 0.014 inç çaplı basınç algılayıcı kılavuz tel ve intrakoroner adenozin injeksiyonu kullanılarak intrakoroner basınç ve mFAR ölçmenin oldukça pratik ve emniyetli bir yöntem olduğu kanaatine varıldı.