Journals / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2000 / Cilt: 28 - Sayı: 12

Serum cholesterol levels in acute myocardial infarction and the effect of streptokinase on cholesterol

Akut miyokard infarktüsü sonrası serum kolesterol düzeyi ve streptokinazın kolesterol düzeyine etkisi

Pages
734–739
DOI
—

Abstract

The diagnosis of ischemic heart disease. QT dispersion defined as the difference between the longest and the shorthest QT interval on 12-lead electrocardiogram is a parameter depicting the heterogeneity of the ventricular repolarization. In this study, the contribution of QTcd during DSE to the specificity and sensitivity of the test in diagnosing ischemic heart disease was assessed. Thirty consecutive patients (22 male, 8 female; mean age 54±6 yrs) who were performed coronary angiography were taken into the study. After coronary angiography within one month, DSE was performed. In angiography by using visual methods, 18 patients with 60% stenosis and upper values were accepted as the study group while twelve patients with stenosis below 40% were accepted as the controls. QTcd on 12-lead electrocardiograms both before and just after DSE were measured. In the patient group, QTcd significantly increased from 51±8 msec to 60±12 msec during dobutamin infusion (p=0.023), while it slightly decreased from 49±6 msec to 48±6 msec in the control group (p=0.471). The sensitivity and specificity of QTcd alone in depicting critical coronary artery stenosis were 56% and 58%; they were found 50% and 92% together with dobutamine stress echocardiography, respectively. In conclusion, measuring QTcd during DSE increases the accuracy of the test. This easily applicable method is thought to be helpful as an adjunct to DSE.

Özet

Hiper kolesteroleminin koroner kalp hastalığı için major risk faktörü olduğu ve serum kolesterol düzeyini düşürmenin koroner kalp hastalığı morbidite ve mortalitesini düşürdüğü bilinmektedir. Kolesterolün ateroskleroz etyolojisinde öneminin bilinmesine rağmen akut miyokard infarktüsü sonrası serum kolesterol düzeyi tayini ve tedavi başlama zamanı halen tartışmalıdır. Çalışmamızda, akut miyokard infarktüsü sonrası trombolitik tedavi uygulamadan önce ve sonra serum kolesterol seyrini ve streptokinazın kolesterol düzeyine etkisini araştırmak istedik. Ağrı, EKG, enzim kriterlerine göre akut miyokard infarktüsü tanısı ile koroner yoğun bakım ünitesine alınan 104 hasta çalışmaya alındı. Hastalardan gelişte CK, CK-MB ve serum lipid düzeylerinin tayini için kan alındı. Hastalardan 72'sine streptokinaz verildi. Serum lipid düzeyleri infarktüs sonrası 10. gün, 1.ay ve 3. ayda tekrar ölçüldü. Hastaların yaş ortalaması 56.2±10.4 idi, hastane içi ölüm %7.7 olarak bulundu, hastane dışı ölüm ise görülmedi. Streptokinaz uygulanan ve uygulanmayan grubların serum lipid değerleri ve kontrol lipid ölçümleri arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). Miyokard infarktüsü sonrası serum total kolesterol , HDL, LDL düzeyleri başlangıç değeriyle korelasyon gösteren bir düşüş gösterdi ve 3. ay sonu kontrolde başlangıç değerine döndüğü görüldü.(sırasıyla : r=0.52 p=0.0001, r=0.58 p=0.0001, r=0.59 p=0.0001). Peak CK-MB ve serum total kolesterol düzeyi arasında zayıf bir korelasyon saptadık (r=0.23 p=0.04). Sonuç olarak streptokinazın serum lipid düzeylerine etkisinin olmadığını, akut miyokard infarktüsü sonrası birinci gün serum lipid değerleri ile üçüncü ay sonu lipid değerlerinin birbirine yakın olduğunu, ancak 10. günde belirgin olmak üzere 1. ayda da başlangıca göre düşük seyrettiğini söyleyebiliriz. Bu durumda ilk günkü lipid değerlerinin gerçeğe en yakın değerleri yansıttığı, bu nedenle infarktüs sonrası lipid düzeylerinin ilk gün ölçülüp gerekirse lipid düşürücü tedaviye zaman geçirmeden başlanmasının uygun olacağı kanısındayız.