Journals / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2000 / Cilt: 28 - Sayı: 2
Intermediate coronary artery stenoses: An intravascular ultrasound study
- Pages
- 88–93
- DOI
- —
Abstract
In symptomatic coronary patients angiographically intermediate lesions are commonly observed, and the decision to revascularize requires further evaluation of these stenoses. Intravascular ultrasound imaging is one of the available techniques to solve this problem. In 50 lesions in which quantitative coronary angiography showed 49,0 ± 6,5 percent diameter stenosis, the quantitative and qualitative lesion assessments were performed using intravascular ultrasound. Percent cross-sectional area stenoses changed from 33% to 87%, and mean plaque burden was 67,0 ± 12,4%. As 18 (36%) lesions had plaque burden between 50% and 70%, 26 (52%) lesions showed plaque burden over 70%. The lesion lumen cross-sectional area 40% in 14 (28%) reference segments. Ineffective arterial remodeling was found in 14 (28%) lesions. Compensatory dilation was revealed in 15 (30%). Plaque burden was lower in lesions with inadequate arterial remodeling than in lesions with compensatory dilation. In comparison with the measurements of quantitative coronary angiography, intravascular ultrasound findings showed higher minimal lumen diameters (2,1 ± 0,5 mm, 1,8 ± 0,6 mm, p
Özet
Semptomatik koroner arter hastalarında anjiografik olarak intermediate darlık şeklinde değerlendirilen lezyonlarla sıklıkla karşılaşılır. Revaskülarizasyona karar vermek için bu lezyonların daha ileri yöntemlerle değerlendirilmesi gereklidir. Bu problemin çözümünde bugün için geçerli tekniklerden birisi de intravasküler ultrason görüntüleme yöntemidir. Bu çalışmada kantitatif koroner anjiografi ile yüzde çap darlığı 49,0 ± 6,5 bulunan 50 lezyonun kantitatif ve kalitatif değerlendirilmeleri intravasküler ultrason yardımıyla yapıldı. Kesit alan darlığı yüzdesi 33 ile 87 arasında değişmekte olup, ortalama plak yükü 67,0 ± 12,4 bulundu. Plak yükü lezyonların 18 (%36) inde %50-70 arasında iken, 26 (%52) sında %70'in üzerindeydi. Lümen alanı lezyonların 30 (%60) unda 4 mm2'nin altında bulundu. Plak eksantrisite indeksinin 0.4 ± 0,3 oluşu lezyonların eksantrik yapısını ifade etmekteydi. Lezyonların 25 (%50)'inde ileri derecede eksantrik plak yapısı gösteren hastalıksız duvar bölgesinin varlığı dikkati çekiyordu. Lezyonlar çoğunlukla yumuşak veya mikst plak yapısına sahipti ve kalsifikasyon lezyonların 8 (%16)'inde görüldü. Referans segmentlerin 17 (%34)'sinde ateroskleroz bulunmazken, 14 (%28)'ünde %40'ın üzerinde plak yükü bulundu. Yetersiz arteriyel remodeling lezyonların 14 (%28)'ünde saptandı. Kompansatuar dilatasyon ise 15 (%30) lezyonda belirlendi. Yetersiz arteriyel remodeling olan lezyonların plak yükünün daha az olduğu görüldü. Kantitatif koroner anjiografi ve intravasküler ultrason bulguları karşılaştırıldığında referans lümen çapları benzer olmasına rağmen, lezyon lümen çapları arasında anlamlı farklılık saptandı (1,8 ± 0,6 mm, 2,1 ± 0,5 mm, p