Journals / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2001 / Cilt: 29 - Sayı: 12
Myokardiyal revaskülarizasyonda internal torasik arterin sequential kullanımı: 430 hastanın orta ve uzun dönem sonuçları
- Pages
- 747–755
- DOI
- —
Abstract
There is still controversy about early and late results of sequenital use of internal thoracic artery (ITA) in coronary artery bypass (CAB) operations. In this study, we report on a series of 430 consecutive patients who had undergone CAB operations between 1986 and 1998, with the use of at least one sequential ITA graft. The patients, 379 men and 51 women had a mean age of 56,4 years (range 29 to 80 years). Both ITA grafts were used in 227 (52,8%). A total of 1744 (mean 4,05 per patient) distal coronary anastomoses were performed. 1172 of which (mean 2,72) were arterial and 980 of which (mean 2,28) were sequential ITA anastomoses. Thirty-day mortality was 1,8% (n=8 patients). Perioperative myocardial infarction occurred in 12 patients (2,8%) and 5 of them (1,2%) were confined to the sequential ITA grafted area. Follow-up ranged from 1 month to 13 years (mean 63±37,7 months) for 372 patients (86,5%). Nine patients died during follow-up period. According to Kaplan-Meier method, 5 and 10 year survival rate was 95,6% and 93,4% respectively. Coronary angiography was performed in 64 patients (17,2%) after a mean of 33 months (10 day to 10 year). In 31 of these patients angiography was performed due to return of symptoms. Overall patency rate of sequential ITA anastomoses was 91,7% (111/121). Two patients underwent repeat CAB operations Sequential use of ITA grafts was not associated with the increased perioperative mortality and morbidity and has the potential to improve the long-term results of CAB surgery because of excellent patency rates of sequential ITA anastomoses.
Özet
İnternal torasik arterin sequential kullanımının koroner arter bypass (KAB) operasyonlarının erken ve geç dönem sonuçlarına etkisi halen tartışmalıdır. 1986-1998 yılları arasında KAB operasyonu yapılan ve operasyonlarında en az bir sequential ITA grefti kullanılan 430 ardışık hasta çalışmaya alındı. Hastaların 379'u erkek, 51'i kadındı ve yaş ortalamaları 56,4 yıl (29-80 yıl arasında) idi. Hastaların 227'sinde (%52,8) her iki İTA grefti de kullanıldı. Hastalara total 1744 (hasta başına ortalama 4,05) distal koroner anastomoz yapıldı. Bunların 1172'si (ortalama 2,72) arteryel greftler kullanılarak oluşturuldu. Arteryel anastomozların içinde ise 980'i (ortalama 2,28) internal torasik arterin sequential olarak kullanılması ile yapıldı Hastaların 8'i (%1,8) postoperatif erken dönemde kaybedildi. Oniki hastada (%2,8) perioperatif miyokard infarktüsü gelişti. Bunların 5'i (%1,2) İTA'in sequential olarak kullanıldığı bölge ile uyumluydu. Hastaların 372'si (%86,5) 1 ay ile 13 yıl arasında (ortalama 63 ± 37,7 ay) takip edildi. Takip süresi boyunca 9 hasta kaybedildi. Kaplan - Meier metoduna göre 5 ve 10 yıllık aktüel yaşam oranları, sırasıyla %95,6 ve %93,4 idi. Ortalama 33 ay sonra (10 gün - 10 yıl) 31' i anjinal semptomları nedeniyle olmak üzere, 64 hastaya (%17,2) koroner anjiyografi yapıldı. Sequential ITA anastomozlarının toplam açıklık oranı %91,7 (111/121) idi. Takip edilen hastaların 2'sine reoperasyon uygulandı. Sonuç olarak KAB operasyonlarında İTA'in sequential kullanımı perioperatif mortalite ve morbiditeyi artırmamıştır. Sequential İTA anastomozlarının açıklık oranının çok iyi olması, bu prosedürün, KAB operasyonlarının geç dönem sonuçlarını düzeltici potansiyeli olduğunu düşündürmektedir.