Journals / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2002 / Cilt: 30 - Sayı: 4

Stent insertion in coronary bifurcation lesions: Procedural success and long-term advantage

Bifürkasyon lezyonlarında stent yerleştirilmesi: İşlemsel başarı ve klinik sonuçlar

Pages
244–250
DOI
—

Abstract

We aimed to evaluate procedural success rates and long-term follow-up results of patients who underwent stent insertion for coronary bifurcation lesions which are associated with a lower success and higher complication rate than most other lesion types. Forty-five patients who underwent stent implantation for coronary bifurcation lesions were included in the study. Angiographic features and quantitative analysis of each lesion, procedural success rates and in-hospital and long-term clinical outcomes were assessed. Results: Forty-five patients were included, mean age 55.3±11.6 years, 75.5% male, 46.4% with unstable angina, 40% stable angina, and 13.4% acute myocardial infarction. The left anterior descending/diagonal bifurcation was involved in 46.9% of cases, circumflex/marginal in 28.9%, PDA/PLA in 19.7%, left anterior descending/circumflex in 4.5%. The main branch (3.06±0.36 mm reference diameter) and the side branch (2.4±0.39 mm) was stented in all cases. Procedural success was obtained in 84.4% in both branches. At 1-month follow-up, the major cardiac event rate (MACE) was 8.8% (death 4.4%, emergency CABG 0%, non-Q-wave MI 2.2%, repeat PTCA 2.2%). At 15±8.9 month follow-up, the total MACE rate was 44.5% (death 15.6%, CABG 15.6%, Q-wave MI 6.7%, repeat PTCA 13.3%). Conclusion: We conclude that the treatment of bifurcation lesions with stenting is associated with decreased success and increased complication and MACE rates compared with nonbifurcation lesions.

Özet

Amaç: Koroner bifürkasyon lezyonlarında balon anjiyoplastinin işlemsel başarı oranı düşük, komplikasyon oranı ise yüksektir. Bu çalışmada koroner bifürkasyon lezyonlarında stent yerleştirilmesinin işlemsel başarı ve uzun dönem sonuçlarını inceledik. Materyal ve Metod: Kliniğimizde 3 yıllık dönemde koroner bifürkasyon lezyonlarına stent uygulanan 45 olgu çalışmaya alındı. Anjiyografik lezyon özellikleri, kantitatif değerleri, işlemsel başarı oranları, hastane içi ve uzun dönem klinik sonuçları incelendi. Bulgular: Çalışmaya yaş ortalaması 55.3±11.6 yıl olan, %75.5'i erkek 45 hasta alındı. Hastalardan %46.4'ünde kararsız, %40'ında kararlı angina, %13.4'ünde ise akut miyokard infarktüsü vardı. Lezyon lokalizasyonları; %46.9'unda LAD/D1, %28.9'unda Cx/OM, %19.7'sinde PDA/PLA, %4.5'inde LAD/Cx idi. Ana dal referans çapı 3.06±0.36 mm ve yan dal referans çapı 2.4±0.39 mm olup tamamı başarıyla stentlendi. Her iki dalı kapsayan işlemsel başarı oranı %84.4 bulundu. Hastane içi ve 1 aylık major kardiyak olay %8.8 (ölüm %4.4, Q dalgasız MI %2.2, perkütan revaskülarizasyon %2.2, acil bypass %0) olarak saptandı. Ortalama 15±8.9 aylık takipte total kardiyak olay sıklığı %44.5 (ölüm %15.6, bypass %15.6, miyokard infarktüsü %6.7, perkütan revaskülarizasyon %13.3) olarak tesbit edildi. Sonuç: Bifürkasyon lezyonlarının stent yerleştirilmesi ile tedavisi halen zorluğunu korumakta olup bifürkasyon dışı lezyonlarla karşılaştırıldığında işlemsel başarı oranı düşük, komplikasyon oranı ve major kardiyak olay sıklığı ise yüksektir.