Journals / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2003 / Cilt: 31 - Sayı: 1
Severe hypotension at the initiation of cardiopulmonary bypass: Is it avoidable?
- Pages
- 17–21
- DOI
- —
Abstract
Hemodilution, hypothermia, and non-physiological circulation mechanics resulting from extracorporeal circulation (ECC) cause transient decrease in mean arterial pressure (MAP) which is also called phenomenon A. We investigated the effects of the amount and ingredient of the priming solution on phenomenon A. Twenty-four patients were equally allocated into three groups with respect to ECC priming solution amount and ingredient. Priming solution consisted, of 25 ml/kg lactated Ringer (crystalloid) in group 1, of 15 ml/kg lactated Ringer in group 2, and of 15 ml/kg HES %6 (colloid) in group 3. Phenomenon Awas defined as a decrease of the mean arterial pressure below 40 mmHg for at least 4 minutes after the initiation of ECC in spite of a blood flow of 2.5 1/m2. Measurements were obtained at Tl (completion of cannulation), T2 (first minute of ECC) and at T3 (fifth minute of ECC). There were five patients with phenomenon A in group I (62.5%), two in group 2 (25%), and one in group 3 (12.5%). We did not observe any correlation between MAP, blood cell count, epinephrine and norepinephrine levels in the three groups. We think hemodilution (as the cause of phenomenon A) must have other causes. We conclude that hemodilution is one of the main causes of phenomenon A, but the exact mechanism is not known yet. We think that using less priming solution and choosing colloidal fluids may well decrease the incidence of phenomenon A.
Özet
Ekstrakorporeal dolaşımın (EKD) başlaması ile gelişen hemodilüsyon, hipotermi ve fizyolojik olmayan dolaşım mekaniği, ortalama arter basıncının geçici olarak düşmesine neden olmaktadır. Fenomen A olarak ifade edilen bu dönemin sorunsuz geçilmesi son derece önemlidir. Biz bu çalışmamızda başlangıç sıvısı miktarı ve cinsinin fenomen A gelişimi üzerindeki etkisini araştırmayı amaçladık. Hastalar EKD başlangıç sıvısı miktarı ve cinsine göre randomize edilerek 8'er kişilik 3 gruba ayrıldı. Grub l: başlangıç sıvısı olarak 25 ml/kg hacminde kristaloid (Ringer laktat) kullanılan hastalardan oluşmakta, grup 2: 15 ml/kg hacminde kristaloid (Ringer laktat) kullanılan hastalardan, grup 3: 15 ml/kg hacminde kolloid (HES-%6) kullanılan hastalardan oluşmakta idi. EKD başladıktan sonra kan akım hızı 2.5 I /m2/dakika düzeyine çıkmasına rağmen ortalama arter basıncının (OAB) 4 dakikadan daha uzun süre 40 mmHg'nın altında kalması fenomen A olarak kabul edildi. Ölçümler Tl : kanülasyon bitiminde, T2: EKD'ın 1. dakikasında, T3: EKD'ın 5. dakikasında yapıldı. Fenomen A gelişen hasta sayısı, grup I'de 5 (%62.5), grup Il'de 2 (%25) ve grup lll'de l (%12.5) idi. Beklenenin aksine başlangıç solüsyonu miktarı ve cinsine bağlı olarak kanın şekilli elemanlarında, epinefrin ve norepinefrin konsantrasyonunda meydana gelen değişiklikler ile OAB arasında anlamlı bir korelasyonun çıkmaması, hemodilüsyonun fenomen A gelişimindeki etki mekanizmasının daha farklı yollardan olabileceğini düşündürmekledir. Sonuç olarak hemodilüsyon, fenomen A'nın gelişiminde etkili olan, ancak etki mekanizması tam olarak bilinmeyen bir faktördür. Bu nedenle EKD başlangıç solüsyonu miktarının azaltılmasının ve mümkünse kolloid moleküllerin tercih edilmesinin, fenomen A gelişme olasılığını azaltacağı kanısındayız.