Journals / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2010 / Cilt: 38 - Sayı: 2
Akut miyokart enfarktüsünde başvurudaki ortalama trombosit hacmi ile trombolitik tedavi sonrası koroner açıklık arasındaki ilişki
- Pages
- 85–89
- DOI
- —
Abstract
Objectives: High levels of mean platelet volume (MPV) have been shown to be a predictor of poor clinical outcome among survivors of myocardial infarction. We evaluated the association between admission MPV and infarct-related artery (IRA) patency in patients treated with thrombolytic therapy for acute myocardial infarction (AMI). Study design: We retrospectively evaluated 133 consecutive patients with ST-elevation AMI, who received thrombolytic therapy within 12 hours of chest pain. Sixty-five patients received streptokinase and 68 patients received recombinant tissue-type plasminogen activator, based on the discretion of the physician. Blood samples were taken before thrombolytic therapy and MPV was measured. Coronary angiography was performed within a mean of two days after thrombolytic therapy and the flow in the IRA was assessed with the TIMI flow grade and corrected TIMI frame count (CTFC). Results: After thrombolytic therapy, TIMI 3 flow was achieved in 62 patients (46.6%), whereas 71 patients (53.4%) had insufficient TIMI flow. Patients with insufficient TIMI flow had a significantly higher mean admission MPV (9.8±1.5 fl vs. 8.6±1.4 fl; p0.05). There was a weak correlation between MPV and CTFC (p=0.01). Multivariate analysis showed MPV (OR 1.871, 95% CI 1.402-2.498; p
Özet
Amaç: Ortalama trombosit hacminde (OTH) yüksek düzeylerin miyokart enfarktüsü sonrası sağ kalanlarda kötü klinik gidişi öngördürücü olduğu gösterilmiştir. Çalışmamızda, akut miyokart enfarktüsü nedeniyle trombolitik tedavi uygulanan hastalarda, başvuru sırasındaki OTH ile enfarkt ile ilişkili arter (EİA) açıklığı arasındaki ilişki değerlendirildi. Çalışma planı: Çalışmada, ST yükselmeli akut miyokart enfarktüsü ile başvuran ve göğüs ağrısının ilk 12 saati içinde trombolitik tedavi uygulanan ardışık 133 hasta geriye dönük olarak incelendi. Hekimin tercihiyle 65 hastaya streptokinaz, 68 hastaya rekombinan doku tipi plazminojen aktivatörü uygulandı. Trombolitik tedavi öncesinde alınan kan örneklerinde OTH ölçüldü. Tüm hastalara trombolitik tedaviden ortalama iki gün sonra koroner anjiyografi yapıldı ve EİA açıklığı TIMI akım derecesi ve düzeltilmiş TIMI kare sayısı ile değerlendirildi. Bulgular: Trombolitik tedavi ile 62 hastada (%46.6) EİA’da TIMI 3 akım sağlanırken, 71 hastada (%53.4) yetersiz TIMI akım saptandı. Yetersiz akım görülen hastalarda başvuru anındaki OTH anlamlı derecede daha yüksek bulundu (9.8±1.5 fl ve 8.6±1.4 fl; p0.05). Ortalama trombosit hacmi ile düzeltilmiş TIMI kare sayısı arasında zayıf ilişki görüldü (p=0.01). Çokdeğişkenli analizde OTH (OO 1.871, %95 GA 1.402-2.498; p