Journals / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2011 / Cilt: 39 - Sayı: 7

Usefulness of high-sensitivity CRP increases during circadian rhythm for prediction of long-term cardiovascular events in patients with stable coronary artery disease

Kararlı koroner arter hastalarında günlük döngü içinde artış gösteren yüksek duyarlıklı CRP düzeyinin uzun dönem kardiyovasküler olayları öngörmede kullanılabilirliği

Pages
568–575
DOI
—

Abstract

Objectives: We investigated the value of circadian variations in high-sensitivity C-reactive protein (hs-CRP) levels in prediction of long-term cardiovascular events (CVE) in patients with stable coronary artery disease (CAD). Study design: The study included 94 patients (70 men, 24 women; mean age 58±9 years) with stable CAD. Highsensitivity CRP levels were measured at six-hour intervals, namely, morning (06:00), midday (12:00), evening (18:00), and midnight (24:00). Absolute change in hs-CRP (absolute ΔCRP) was calculated by subtracting the midday hs-CRP level from that of the morning. Relative change in hs-CRP (relative ΔCRP) was calculated by dividing absolute ΔCRP by the midday hs-CRP level. The patients were followed-up for a mean of 40.2±8.0 months for monitoring of CVE. Results: During the follow-up period, CVE occurred in 24 patients (25.5%). Patients who developed CVE exhibited significantly higher serum creatinine, B-type natriuretic peptide, morning, evening, and midnight hs-CRP levels, absolute and relative ΔCRP, and left atrial end-diastolic diameter compared to patients without CVE (p

Özet

Amaç: Kararlı koroner arter hastalığı (KAH) olan kişilerde güniçi farklı zamanlarda ölçülen yüksek duyarlıklı C-reaktif protein (hs-CRP) düzeylerinin uzun dönem kardiyovasküler olay (KVO) gelişimini öngörmedeki değeri araştırıldı. Çalışma planı: Çalışmaya kararlı KAH tanısı konan 94 hasta (70 erkek, 24 kadın; ort. yaş 58±9) alındı. Altı saatlik aralıklar ile sabah (06:00), öğle (12:00), akşam (18:00) ve gece (24:00) hs-CRP serum düzeyleri ölçüldü. Sabah ölçülen hs-CRP düzeyinden öğle ölçülen hs-CRP düzeyinin çıkarılması ile hs-CRP düzeyindeki mutlak değişim (mutlak ΔCRP) hesaplandı ve bu değerin öğlen hs-CRP’ye oranlanması ile hs-CRP’deki nispi değişim (nispi ΔCRP) hesaplandı. Hastalar ortalama 40.2±8.0 ay takip edilerek KVO açısından değerlendirildi. Bulgular: Takip süresi boyunca 24 hastada (%25.5) KVO gelişti. Kardiyovasküler olay görülen hastalarda, görülmeyenlere göre serum kreatinin, B-tipi natriüretik peptit, sabah, akşam ve gece hs-CRP düzeyleri, mutlak ve nispi ΔCRP, sol atriyum diyastol sonu çapı anlamlı derecede yüksek bulundu (p