Journals / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2011 / Cilt: 39 - Sayı: 4
Primary angioplasty in a high-volume tertiary center in Turkey: in-hospital clinical outcomes of 1625 patients
- Pages
- 300–307
- DOI
- —
Abstract
Objectives: We evaluated in-hospital results of primary percutaneous coronary intervention (PCI) in a high-volume tertiary center. Study design: We retrospectively evaluated 1625 patients (1323 males, 302 females; mean age 56.0±11.6 years) who underwent primary PCI for acute ST-elevation myocardial infarction between January 2006 and April 2008. All coronary angiography procedures were performed using the femoral artery route. In-hospital clinical and angiographic results were recorded. Results: On admission, 23% of the patients had diabetes mellitus, 49.6% had anterior myocardial infarction, and 4.9% had cardiogenic shock. The mean duration of pain was 171.2±121.2 minutes, and the mean door-to-balloon time was 31.6±7.2 minutes. Infarct-related artery was the left anterior descending artery in 49.7%, multivessel disease was present in 40.9%, TIMI 2/3 flow was present in 23.6%, and high-grade thrombus was observed in 66.8%. Primary PCI involved balloon dilatation (5.7%) and stent implantation (94.3%). The incidence of angiographic no-reflow was 11.9%. The mean hospital stay was 5.2±3.3 days. All-cause mortality occurred in 71 patients (4.4%). Other in-hospital events were reinfarction (1.4%), target vessel revascularization (1.9%), hemorrhagic/ ischemic stroke (0.6%), stent thrombosis (1.2%), major bleeding (3.8%), blood transfusion (4.8%), heart failure (10.5%), atrial fibrillation (4%), and ventricular tachycardia (3.9%). Conclusion: Primary PCI is an effective method in achieving complete revascularization of the infarct-related artery. Successful in-hospital results not only depend on the experience and equipment of the center, but also on how rapidly reperfusion is achieved.
Özet
Amaç: Yüksek hacimli üçüncü basamak bir merkezde pri- mer perkütan koroner girişim (PKG) uygulamalarının hasta- neiçi sonuçları değerlendirildi. Çalışma planı: Ocak 2006-Nisan 2008 tarihleri arasında, akut ST yükselmeli miyokart enfarktüsü nedeniyle primer PKG uygulanan 1625 hasta (1323 erkek, 302 kadın; ort. yaş 56.0±11.6) geriye dönük olarak değerlendirildi. Tüm koroner anjiyografi işlemleri femoral yol ile yapıldı. Has- taların hastaneiçi klinik sonuçları ve anjiyografik bulguları kaydedildi. Bulgular: Hastaların %23'ünde diyabet, %49.6'sında ante- riyor miyokart enfarktüsü, %4.9'unda kardiyojenik şok vardı. Ortalama ağrı süresi 171.2±121.2 dakika, ortalama kapı-balon zamanı 31.6±7.2 dakika idi. Enfarktüsle ilişkili arter hastaların %49.7'sinde sol ön inen arter bulunurken, %40.9'unda çokda- mar hastalığı, %23.6'sında TIMI 2/3 akım, %66.8'inde yüksek dereceli trombüs saptandı. Primer PKG olarak balonla geniş- letme (%5.7) ve stent yerleştirme (%94.3) uygulandı. İşlem sonrasında hastaların %11.9'unda anjiyografik olarak yeniden akım sağlanamadı. Hastanede yatış süresi ortalama 5.2±3.3 gün idi. Yatış sırasında tüm nedenlere bağlı ölüm 71 hastada (%4.4) görüldü. Hastaneiçi diğer olaylar şunlardı: Tekrarlayan enfarktüs (%1.4), hedef damar revaskülarizasyonu (%1.9), he- morajik/iskemik inme (%0.6), stent trombozu (%1.2), önemli kanama (%3.8), kan nakli (%4.8), kalp yetersizliği (%10.5), at- riyal fibrilasyon (%4) ve ventrikül taşikardisi (%3.9). Sonuç: Primer PKG, enfarkt ile ilişkili arterde tam reperfüz- yon sağlanmasında etkili bir tedavi yöntemidir. Hastaneiçi sonuçların başarısı sadece merkezin deneyimi ve dona- nımına değil, aynı zamanda reperfüzyonun ne kadar kısa sürede sağlandığına da bağlıdır