Journals / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2012 / Cilt: 40 - Sayı: 6

Perioperative management in patients receiving newer oral anticoagulant and antiaggregant agents

Yeni oral antikoagülan ve antiagregan ilaçları kullanan hastalarda perioperatif yaklaşım

Pages
548–551
DOI
—

Abstract

It is anticipated that an increasing number of patients undergoing surgical procedures will be taking new anticoagulants and antiaggregants. Currently, only a small amount of data (which were derived from subgroup analyses of undedicated studies) exist regarding the optimal strategy in these patients. Clinical studies are urgently required to establish safe surgical procedures for this high risk patient population. Unlike warfarin, dabigatran and rivaroxaban have predictable and consistent anticoagulant effects with a rapid onset of action, short half-life, and consequently no need for routine laboratory testing. The pharmacologic profiles of these drugs represent an advantage for patients on chronic oral anticoagulant treatment who are undergoing invasive procedures. These drugs may minimize patient time spent without the antithrombotic effects of oral anticoagulants during the perioperative period, potentially eliminating the need for bridging therapy altogether.

Özet

Yeni nesil antiagregan ve antikoagülan ilaç kullanan ve cerrahi işlem geçirmesi gereken hasta sayılarının giderek artması beklenmektedir. Elimizde, bu hastalarda en uygun yaklaşımın ne olduğu ile ilişkili, başka amaçlarla tasarlanmış çalışmaların alt grup incelemelerinden elde edilmiş kısıtlı sayıda veriler bulunmaktadır. Bu yüksek riskli hasta grubunda cerrahi girişimlerin güvenle yapılabilmesi için klinik çalışmalara acil ihtiyaç duyulmaktadır. Dabigatran ve rivaroksabanın varfarinden farklı olarak hızlı başlangıçlı ve kısa yarılanma ömrüne sahip, öngörülebilir ve istikrarlı antikoagülan etkileri olduğundan, bu ilaçların etkilerini değerlendirme amacıyla rutin laboratuvar incelemesine gereksinim duyulmamaktadır. Bu ilaçların farmakolojik özellikleri, perioperatif dönemde oral antikoagülanın antitrombotik etkisi olmadan geçen zamanı enaza indirebilme olanağını sağlamaktadır. Bu ilaçların hızlı etkileri ve kısa yarılanma ömürleri nedeniyle perioperatif dönemde heparinle köprüleme yapma gereksinimini azaltabilecekleri, belki de ortadan kaldırabilecekleri öngörülmektedir.