Journals / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2012 / Cilt: 40 - Sayı: 7
Tirozin kinaz inhibitörü kullanılan hastalarda sol ventrikül sistolik ve diyastolik işlevlerinin geleneksel ve doku Doppler ekokardiyografik görüntüleme teknikleri ile değerlendirilmesi
- Pages
- 597–605
- DOI
- —
Abstract
Objectives: The aim of this study was to use echocardiographic techniques to determine the possible cardiotoxic effects of low molecular weight tyrosine-kinase inhibitors (TKI) in patients receiving the therapy for the first time. Study design: Thirty patients (17 females; 13 males; mean age 49±16; range 22 to 76 years) who met the exclusion criteria and were diagnosed as having malignancy were enrolled. All patients underwent conventional echocardiography and tissue Doppler imaging (TDI) prior to the treatment. The conventional echocardiogram was repeated 2 months later as the patients were concurrently receiving therapy. Myocardial Performance Index was obtained by conventional echocardiography and by TDI techniques to evaluate left ventricular systolic and diastolic function. Results: Statistically significant increase occurred in mean left ventricle (LV) end-systolic volume. However, there was significant decrease in both mean LV ejection fraction and LV stroke volume values (64±3, 62±4, p=0.000 and 67±13, 61±13, p=0.000, respectively). Anterior wall Em/Am ratio measured by using the TDI technique was significantly decreased at the end of two months (0.99±0.49, 0.90±0.41, p=0.03). In addition, decreases were determined in Sm values obtained from all of four LV walls and also in mean Sm value, but this decrease was significant only for the lateral wall Sm measurement (12.8±2.9, 11.6±2.3, p=0.004). Conclusion: Tyrosine-kinase inhibitors therapy can be administered safely to patients without predisposing factors for cardiotoxicity in short treatment intervals, and low molecular TKIs may cause subtle or clinically significant cardiotoxicity following the treatment period even in patients without predisposing factors for cardiotoxicity, so clinicians should consider this possibility.
Özet
Amaç: İlk kez küçük moleküllü tirozin kinaz inhibitörü (TKİ) tedavisi uygulanacak hastalarda geleneksel ekokardiyografi ve doku Doppler ekokardiyografik incelemesiyle, bu sınıftaki ilaçlara bağlı olarak gelişebilecek kardiyotoksik bozuklukları erken dönemde belirlemektir. Çalışma planı: Çalışmaya, dışlanma ölçütlerini karşılayan ve kötü huylu tümör tanısı alan 30 hasta (17 kadın, 13 erkek; ort. yaş 49±16; dağılım 22-76 yıl) alındı . Bütün hastalara tedaviye başlamadan hemen önce ve tedavi başlangıcından 2 ay sonra, hem geleneksel ekokardiyografi hem de doku Doppler görüntüleme tekniği kullanılarak ekokardiyografik değerlendirmeler yapıldı. Ventrikülün sistolik ve diyastolik işlevlerini değerlendirme amacıyla, her iki yöntemle de miyokart performans indeksi ölçümleri yapıldı. Bulgular: Sol ventrikül (SV) sistol sonu hacmi ort. değerinde anlamlı artış, SV ejeksiyon fraksiyonu ort. değerinde ve SV atım hacminde ise anlamlı azalma saptandı (sırasıyla, 64±3, 62±4, p=0.000 ve 67±13, 61±13, p=0.000). İki ay sonunda doku Doppler görüntülemede ön duvar Em/Am değerinde anlamlı düşme saptandı (0.99±0.49, 0.90±0.41, p=0.03). Ayrıca Sm ölçümlerinde gerek SVnin dört duvarında ayrı ayrı ölçülen değerler, gerekse bunların ortalamalarını yansıtan Sm ort. değerinde düşme saptanırken, bu düşüş sadece lateral duvar Sm değeri için istatistiksel anlamlılığa ulaştı (12.8±2.9, 11.6±2.3, p=0.004). Sonuç: Tirozin kinaz inhibitörleri kardiyotoksik bozuklukların gelişmesine yatkınlık yaratan etmenlere sahip olmayan hastalarda kısa tedavi aralıklarında güvenle kullanılabilir. Risk faktörlerinin dışlandığı hastalarda bile her şeye rağmen TKİ ile ilişkili olarak ileride klinik veya subklinik kardiyotoksik olay gelişebilir, tüm tedavi sürecinde dikkatli olunmalıdır.