Journals / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2013 / Cilt: 41 - Sayı: 7
Bir çocuk hastada miyokart iskemisine bağlı göğüs ağrısı: Koroner yavaş akım fenomenini düşünmeli miyiz?
- Pages
- 646–650
- DOI
- —
Abstract
The coronary slow flow phenomenon (CSFP) is an angiographic finding characterized by delayed opacifica- tion of epicardial coronary arteries in the absence of stenotic lesion. Herein, we present a 13-year-old boy with recurrent chest pain who was diagnosed with acute ST-segment el- evation myocardial infarction associated with CSFP, which has not been reported previously in the pediatric age group. Coronary angiography revealed only the presence of slow flow in the left anterior descending (LAD) coronary artery. Myocardial perfusion scintigraphy revealed a reversible per- fusion defect in the LAD territory, which regressed partially at rest and showed complete improvement after dipyridamole infusion. All the symptoms, electrocardiogram abnormalities and cardiac markers returned to normal after dipyridamole treatment during the follow-up. We conclude that CSFP should be kept in mind in the differential diagnosis of chest pain with myocardial ischemia in the pediatric age group.
Özet
Koroner yavaş akım (KYA) fenomeni stenotik lezyon olmaksızın epikardiyal koroner arterlerde opak madde ilerlemesinde gecikme ile kendini gösterir. Burada, tekrarlayan göğüs ağrıları ve çocukluk yaş grubunda daha önce tanımlanmamış olan KYA fenomeni ile ilişkili akut ST-segment yükselmeli miyokart enfarktüsü tanısı konan 13 yaşında bir erkek olgu sunuldu. Hastanın koroner anjiyografi bulguları sol ön inen koroner arterde akım yavaşlaması dışında normaldi. Miyokart perfüzyon sintigrafisinde etkilenen bölgede saptanan perfüzyon defekti dinlenme ile kısmen gerilerken dipiridamol infüzyonu sonrası tamamen kayboldu. Dipiridamol tedavisi başlanan hastanın izlemede yakınmaları düzeldi, elektrokardiyogram bulguları ve kardiyak belirteçleri normale döndü. Sonuç olarak, miyokart iskemisine bağlı göğüs ağrısı ile başvuran çocuk olguların ayırıcı tanısında KYA fenomeninin de akılda tutulması gerektiğini düşünmekteyiz.