Journals / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2014 / Cilt: 42 - Sayı: 2

Effect of bosentan on intimal hyperplasia of carotid artery anastomoses in rabbits

Tavşan karotis arterlerinde yapılan anastomozlarda bosentanın intima hiperplazisi üzerine olan etkisi

Pages
147–153
DOI
—

Abstract

Objectives: We investigated the effect of bosentan on intimal hyperplasia of carotid artery anastomoses in rabbits. Study design: Eighteen New Zealand male rabbits were ran- domized into two groups, as drug (Group B) and non-drug (Group A). The right carotid artery of all the subjects was tran- sected and anastomosed end-to-end with 10/0 polypropylene suture. The left carotid artery was left intact. Group B subjects received 30 mg/kg/day oral bosentan for 21 days, starting 3 days before the operation. Group A subjects did not receive any medication. After 28 days, the anastomoses site and the contralateral control site were removed, and samples were investigated histomorphometrically. Results: Significant intimal hyperplasia was observed at all anastomoses compared to the non-anastomotic left side. Bosentan decreased significantly the intimal area [Group A: 48.3 μm2 (37.1 μm2-65.7 μm2), Group B: 31.4 μm2 (12.2 μm2- 63.2 μm2), (p=0.04)] and intima/media area ratio [Group A: 0.49 (0.13-0.74), Group B: 0.22 (0.09-0.37), (p=0.024)] com- pared to the non-drug group. Conclusion: According to our investigation, bosentan de- creased the intimal hyperplasia developed in a rabbit carotid artery model. Further investigations are needed to support the potential clinical utilization of bosentan after vascular in- terventions.

Özet

Amaç: Tavşan karotis arterlerinde yapılan anastomozlarda bosentanın intima hiperplazisi üzerine olan etkisi araştırıldı. Çalışma planı: Çalışmamızda 18 adet Yeni Zelanda tipi erkek tavşan ilaç alan (Grup B) ve almayan (Grup A) olmak üzere iki gruba randomize edildi. Tüm deneklerin sağ karotis arteri kesildikten sonra 10/0 polipropilen dikiş ipliği ile uç uca anastomoz yapıldı. Sol karotis artere bu uygulama yapılmadı. Grup B deneklere ameliyattan üç gün önceden başlayarak ve 21 gün süre ile 30 mg/kg/gün oral bosentan verildi. Grup A deneklere ise herhangi bir ilaç verilmedi. Ameliyat sonrası 28. gününde anastomoz bölgesi ve karşı kontrol tarafı çıkartılıp parçalar hazırlanarak histomorfometrik olarak incelendi. Bulgular: Anastomoz yapılan arterlerde anastomoz yapılmayan sol tarafa kıyasla anlamlı derecede intima hiperplazisi geliştiği saptandı. Bosentanın ilaç almayan gruba kıyasla intima alanını (Grup A: 48.3 μm2 [37.1 μm2 - 65.7 μm2], Grup B: 31.4 μm2 [12.2 μm2-63.2 μm2], [p=0.04]) ve intima/medya alan oranını (Grup A: 0.49 [0.13-0.74], Grup B: 0.22 [0.09-0.37], [p=0.024]) anlamlı şekilde azalttığı saptandı. Sonuç: Bosentanın tavşan karotis arter modelinde gelişen intima hiperplazisini azalttığı görülmüştür. Damar girişimlerinde bosentanın klinik kullanımının yararını desteklemek amacıyla ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.