Journals / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2021 / Cilt: 49 - Sayı: 4

Assessment of the relationship among breast milk intake, birth pattern, antibiotic use in infancy, and premature atherosclerosis

Anne sütü alımı, doğum şekli ve süt çocukluğu döneminde antibiyotik kullanımının prematür ateroskleroz ile ilişkisinin değerlendirilmesi

Pages
303–311
DOI
—

Abstract

Objective: Previous studies have shown cesarean section (C-section) and antibiotic use in the infantile period lead to chronic diseases in later life. It is also known that breastfeeding, which forms the basal system of immunity, is a protector in neonates. In this study, we aimed to investigate the association between breastfeeding, antibiotic use, C-section, and premature atherosclerosis. Methods: A total of 100 patients who underwent coronary angiography and had stenosis in at least 1 epicardial vessel and 100 controls with normal coronaries were included in the study. In addition to traditional risk factors, type of delivery, breast milk intake and duration, and antibiotic use and frequency were evaluated for each participant. Lipid profile was added to the study procedure. Angiographic images of the study groups were examined to calculate the Gensini score. Results: Smoking, high-density lipoprotein cholesterol, low-density lipoprotein cholesterol, and family history were different between the groups. In the control group, 3 were born via C-section, whereas 26 were born via C-section in the atherosclerosis group (p

Özet

Amaç: Önceki çalışmalarda sezaryen ve infantil dönemde antibiyotik kullanımının daha sonra kronik hastalıklara yol açabileceği gösterilmiştir. Ayrıca, bağışıklığın bazal sistemini oluşturan anne sütünün de yenidoğanlarda bir koruyucu olduğu bilinmektedir. Çalışmamızın amacı, anne sütü alımı ve süresi, doğum şekli, infantil dönemde antibiyotik kullanımı ile prematür ateroskleroz arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Yöntemler: Koroner anjiyografi yapılan ve en az bir epikardiyal damarda darlığı olan 100 hasta ve normal koroner saptanan 100 kontrol hastası çalışmaya dahil edildi. Geleneksel risk faktörlerine ek olarak her katılımcı için doğum şekli, anne sütü alımı ve süresi, antibiyotik kullanımı ve sıklığı değerlendirildi. 12 saat açlık sonrası alınan venöz kan örnekleri incelenerek hastaların kolesterol değerleri kaydedildi. Gensini skorunu hesaplamak için çalışma grubunun anjiyografik görüntüleri incelendi. Bulgular: Sigara kullanımı, yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol, düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol ve aile öyküsü açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulundu. Kontrol grubundakilerden üçü, ateroskleroz grubundakilerden 26’sı sezaryen ile doğmuştu (p