Journals / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2017 / Cilt: 45 - Sayı: 6

Akut venöz tromboembolide antikoagülan kullanımı

Anticoagulant therapy for acute venous thromboembolism

Pages
563–571
DOI
—

Abstract

Deep vein thrombosis (DVT) and pulmonary embolism (PE) are currently defined as venous thromboembolism (VTE) since they share pathophysiological features and the treatment is similar in many respects. It has been determined that more than 90% of PE cases originate from DVT in the legs. PE, which is difficult to diagnose, has a mortality rate of 12% when untreated. The worldwide increase in obesity, cancer diseases, and average survival time also contribute to the increase in the incidence of VTE. Traditional treatment of VTE includes heparin, low-molecular-weight heparin, and warfarin. Despite availability for oral use, warfarin has a narrow therapeutic range and a wide range of food interactions. After many years of research, new oral anticoagulant agents (NOACs) are expected to overcome these handicaps in treatment. In this review, the use of NOACs in the treatment of VTE is investigated in the light of current guidelines.

Özet

Derin ven trombozu (DVT) ve pulmoner emboli (PE)aynı patofizyolojik özellikleri taşımaları ve tedavilerinin depek çok açıdan benzer olması nedeniyle günümüzde venöztromboemboli (VTE) olarak tanımlanırlar. PE'li olguların%90'dan fazlasının bacaklardaki derin ven trombozu kaynaklıolduğu saptanmıştır. Tanısı zor olan PE'nin tedavisiz mortalitesi%12'lere ulaşmaktadır. Tüm dünyada obezite, kanserhastalıkları ve ortalama yaşam süresindeki artışın da VTE'ningörülme sıklığının artmasına katısı büyüktür. Geleneksel tedaviheparin, düşük molekül ağırlıklı heparin ve varfarin kullanımınıkapsamaktadır. Varfarin oral kullanımına rağmen,dar bir terapötik aralığa ve geniş çaplı bir gıda etkileşiminesahiptir. Uzun yıllar süren araştırmalar sonucunda yeni oralantikoagülan ajanlar (YOAK) ile tedavideki bu handikaplarınüstesinden gelineceği düşünülmektedir. Bu derlemede, venöztromboembolizm tedavisinde yeni kuşak antikoagülanilaçların yeri güncel kılavuzlar ışığında incelenmiştir.