Journals / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2018 / Cilt: 46 - Sayı: 8
Mid-term clinical outcomes of new generation drug-eluting stents for treatment of diffuse coronary artery disease
- Pages
- 659–666
- DOI
- —
Abstract
Objective: Diffuse coronary artery disease (CAD) is achallenging issue in clinical cardiology practice. There arelimited data about percutaneous revascularization in thesepatients.Methods: This study was an observational clinical evaluation.The records of patients with diffuse CAD revascularized withnew-generation drug-eluting stents (DES) were researchedretrospectively. Patients treated with multiple, overlappingnew-generation DES (at least 60mm in length per vessel)were included. The incidence of major adverse cardiac events(MACE), defined as cardiac death, stent thrombosis, non-fatal myocardial infarction, and target lesion revascularization(TLR), at the end of the first year following the index procedure was recorded.Results: A total of 71 patients (with 75 coronary vessels)treated with new-generation DES for diffuse CAD were enrolled in the study. Zotarolimus-eluting stents were used in 48vessels and biolimus A9-eluting stents were used in 27 vessels. The median total stent length per vessel was 75.0 mm(60.0–106.0) and the median number of stents implanted was3 (2–4) for each vessel. The cumulative incidence of MACE atthe end of the first year was 11.2% (8 patients). The presenceof diabetes mellitus (DM) and ST-segment elevated myocardial infarction (STEMI) were defined as independent clinicalrisk factors related to MACE development.Conclusion: Coronary artery revascularization with new-generation drug-eluting stents can be a good choice in the treatment of selected patients with diffuse CAD. DM and STEMIwere found to be related to poorer clinical outcomes with thistreatment option in our study
Özet
Amaç: Yaygın koroner arter hastalığı tedavisi klinik kardiyolojinin sıkıntı yaratan durumlarından biridir. Bu hastaların perkütan revaskülarizasyonu ile ilgili veriler sınırlıdır. Yöntemler: Çalışmamız gözlemsel bir klinik değerlendirmedir. Yaygın koroner arter hastalığı olup yeni kuşak ilaç salınımlı stentler (DES) ile revaskülarize edilmiş hastalar geriye dönük incelendi. Çoklu, üst üste gelecek şekilde yerleştirilmiş yeni kuşak DES’ler (her damar için en az 60 mm uzunlukta olacak şekilde) ile tedavi edilmiş hastalar çalışmaya alındı. Girişim sonrasındaki ilk yılın sonunda önemli istenmeyen kardiyak olay (MACE) sıklığı araştırıldı. MACE kavramı kardiyak ölüm, stent trombozu, ölümcül olmayan miyokart enfarktüsü ve hedef lezyon revaskülarizasyonu ihtiyacı (TLR) olarak tanımlandı. Bulgular: Çalışmaya yaygın koroner arter hastalığı nedeniyle yeni kuşak DES’ler ile tedavi edilen 71 hasta (75 koroner damar) dahil edildi. Zotarolimus DES 48 koroner damarda, biolimus A9 DES 27 koroner damarda kullanıldı. Her koroner damar için kullanılan ortalama stent uzunluğu ortalama 75.0 mm (60.0–106.0) ve yine her damar için kullanılan stent sayısı üç 3 (2–4) olarak bulundu. İlk yıl sonunda toplam MACE sıklığı %11.2 olarak izlendi (sekiz hasta). Diabetes mellitus ve ST segment yükselmeli miyokart enfarktüsü (STEMI) MACE gelişimi ile ilişkili bağımsız klinik risk faktörleri olarak belirlendi. Sonuç:Yaygın koroner arter hastalığında yeni kuşak DES’lerin kullanımı ile gerçekleştirilecek koroner arter revaskülarizasyonu seçilmiş olgularda uygun bir seçenek olarak görülmektedir. Çalışmamızda diabetes mellitus ve STEMI varlığı bu tedavi seçeneğinde olumsuz klinik sonlanım ile ilişkili bulunmuştur.