Journals / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2019 / Cilt: 47 - Sayı: 1
Safety of radial coronary angiography with uninterrupted direct-acting oral anticoagulant treatment
- Pages
- 4–9
- DOI
- —
Abstract
Objective: It is not known whether direct-acting oral anticoagulants(DOACs), such as dabigatran, apixaban, and rivaroxabanincrease the risk of bleeding complications duringor after coronary catheterization. The aim of this study was toinvestigate the safety of uninterrupted DOAC treatment duringdiagnostic radial coronary angiography (CAG).Methods: This study included 160 patients who underwentdiagnostic radial cardiac catheterization. The 60 patients inthe group who were using a DOAC (apixaban, rivaroxaban, ordabigatran) were enrolled in a Group A. Post-procedure resultsfrom patients in Group A were compared with those of an ageandsex-matched control group (Group B) that included 100patients who underwent radial CAG who did not use a DOAC.Results: There was no significant difference in the procedureand compression times, creatinine level, or presence of hypertension,diabetes mellitus, smoking, alcohol use, vasculardisease, or congestive heart failure between the 2 groups.During the 1 -month follow-up period, only 1 radial occlusionwas registered in the control group (Group B). There was nocase of a large hematoma (>5 cm or extending to the forearm),dissection, fistula, perforation, or compartment syndrome.Hematomas smaller than 5 cm were seen in 2 patients(1 in each group). No thrombotic events were observed duringfollow-up examinations.Conclusion: Performing radial CAG with uninterruptedDOAC treatment appears to carry no risk of increased earlyor short-term complications. The simple, uninterrupted DOACstrategy is comfortable, easy, and safe.
Özet
Amaç: Dabigatran, apiksaban ve rivaroksabandan oluşan direkt etkili oral antikoagülanların (DOAK) koroner anjiyografi (KAG) sırasında ve sonrasında kanama riskini artırıp artırmadığı bilinmemektedir. Bu çalışmada DOAK tedavisine ara verilmeden yapılan KAG’nin güvenli olup olmadığı araştırıldı. Yöntemler: Çalışmamıza radyal arter yoluyla KAG yapılması kararlaştırılan toplam 160 hasta dahil edildi. Bu hastaların 60’ı DOAK (apiksaban, rivaroksaban ya da dabigatran) tedavisi almakta olup Grup A olarak adlandırıldı. Grup A’nin işlem sırasında ve sonrasındaki sonuçları yaş ve cinsiyet olarak eşleştirilmiş DOAK kullanmayan 100 hastadan oluşan kontrol grubuyla (Grup B) karşılaştırıldı. Bulgular: İşlem ve baskı süresi, kreatinin seviyesi, cinsiyet, hipertansiyon, diyabet, sigara ve/veya alkol kullanımı, damar hastalığı, kalp yetersizliği açısından iki grup arasında anlamlı fark saptanmadı. Bir aylık takip süresi boyunca, sadece kontrol grubundaki (Grup B) bir hastada radyal arter tıkanıklığı tespit edildi. Geniş hematom (>5 cm ya da ön kola uzanan hematom), diseksiyon, fistül, perforasyon ya da kompartman sendromuna rastlanmadı; 5 cm’den küçük hematom toplam iki hastada gözlendi (her iki gruptan birer hasta). İşlem sırasında ve takip süresince trombotik olay yaşanmadı. Sonuç: Direkt etkili oral antikoagülanlar tedavisine ara verilmeden radyal arter yoluyla yapılan KAG erken ya da kısa dönemde komplikasyon riskini artırmamaktadır. Basitçe uygulanan aralıksız DOAK tedavi stratejisi konforlu, kolay ve güvenlidir.