Journals / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2019 / Cilt: 47 - Sayı: 3
Is prolactin serum level and coronary artery atherosclerosis correlated in postmenopausal women? A cross-sectional study
- Pages
- 177–184
- DOI
- —
Abstract
Objective: Prolactin is correlated with some conditions thatpredispose individuals to atherosclerosis. Prolactin receptorshave been found in atherosclerotic plaques. However, a correlationbetween the serum prolactin level and the extensionand severity of coronary artery atherosclerosis has yet to bestudied. This study was an examination of that relationship.Methods: In total, 414 postmenopausal women with normalserum prolactin levels who were candidates for selectivecoronary angiography were enrolled. The patients’ lipidprofile and levels of serum prolactin, thyroid-stimulating hormone,C-reactive protein, urea, creatinine, and fasting bloodsugar were measured. The Gensini score for each patientwas calculated. The study population was divided into 3groups according to the tertile of the serum prolactin level.Results: There was no statistically significant differencein the Gensini score results between the 3 groups in theunivariate analysis (p=0.075). The multivariable analysisshowed that the serum prolactin level was not an independentdeterminant of the Gensini score (p=0.430), whereasage, hypertension, diabetes, and dyslipidemia were independentdeterminants of the Gensini score.Conclusion: There was no statistically significant correlationbetween the serum prolactin level and coronary arteryatherosclerosis expressed as the Gensini score in this sampleof postmenopausal women.
Özet
Amaç: Prolaktin düzeyi, ateroskleroza eğilimi artıran çeşitli durumlarla ilişkilidir. Aterom plaklarında prolaktin reseptörleri bulunmuştur. Ancak serum prolaktin düzeyiyle koroner arter aterosklerozunun yaygınlık ve ciddiyeti arasında korelasyon henüz çalışılmamıştır. Bu çalışma bu ilişkiyi incelemektedir. Yöntemler: Selektif koroner anjiyografi adayı olan, serum prolaktin düzeyleri normal 414 postmenopozal kadın çalışmaya alındı. Hastaların lipit profilleri, serum prolaktin, tiroit uyarıcı hormon, C-reaktif protein, üre, kreatinin ve açlık kan şekeri düzeyleri ölçüldü. Her bir hastanın Gensini skoru hesaplandı. Çalışma popülasyonu serum prolaktin düzeyinin üçte birlik dilimlerine göre 3 gruba ayrıldı. Bulgular: Tek değişkenli analizde 3 grubun Gensini skorları arasında istatistiksel açıdan anlamlı herhangi bir farklılık yoktu (p=0.075). Çok değişkenli analizde, serum prolaktin düzeyinin Gensini skoru için bağımsız bir belirleyici olmadığı (p=0.430), buna karşılık yaş, hipertansiyon ve diyabetin bağımsız belirleyiciler olduğu saptandı. Sonuç: Bu çalışmada, postmenopozal kadınlarda serum prolaktin düzeyiyle Gensini skoruyla ifade edilen koroner arter aterosklerozu arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir korelasyon bulunmadı.