Journals / Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Dergisi / 2009 / Cilt: 6 - Sayı: 4

HPV infection in premalign and malign cervical lesions

Premalign ve malign servikal lezyonlu hastalarda HPV enfeksiyonu

Pages
273–278
DOI
—

Abstract

Aim: Our aim is to detect the incidence and rate of high risk HPV-DNA in patients with cervical cancer,HGSIL,LGSIL or ASCUS and compare those findings with patients presenting with totally benign servical smears as well as to search for the factors influencing these rates. Materials and Methods: 85 patients with cytologic and histologic proven cervical carcinoma, HGSIL, LGSIL, ASCUS and 178 patients with totally benign (normal or infecton) smear results as a control group who attented to Atatürk Training and Research Hospital 3rd Obstetrics and Gynecology Clinics between the dates of January 2006- July 2008 were included to our study. Within these patients age, first sexual intercourse, age, smoking habit, number of sexual partners, age of menarche and contraception methods were recorded. Pap smears and smears for detection of high risk HPV were taken concurrently from cervical transformation zone and external cervical ostium and the incidence of high risk HPV-DNA were examined. Results: High risk HPV DNA rate was detected as 65.2% positive in cervical carcinoma patients in our study. High risk HPV-DNA was positive in 54.8% of patients with HGSIL while it was positive in 25% of patients with LGSIL. High risk HPV-DNA was positive in 5% of patients with benign cervical cytology results.Discussion: The positivity rates of high risk HPV-DNA results in cervical carcinoma, HGSIL, LGSIL patients and in patients with benign cervical cytologies were statistically significant. When the age of menarche and contraception method were considered the HPV-DNA positivity rates’ differences were statistically insignificant.The differences for the age of first sexual intercourse, number of sexual partners, age and smoking habits were statistically significant.

Özet

Amaç: Bu çalışmada servikal kanser, premalign servikal lezyon ve benign servikal smear sonuçları olan hastaların servikal sürüntü örneklerinde yüksek riskli HPV-DNA ‘nın varlığını ve oranını saptama ve ayrıca bu orana etki eden olası faktörleri tanımlama amaçlandı.Materyal ve Metod: Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi 3. Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’ne Ocak 2006-Temmuz 2008 tarihleri arasında başvuran ve servikal patoloji (smear ve biopsi) sonuçları servikal kanser, HGSIL, LGSIL veya ASCUS olan 85 hasta, kontrol grubu olarak da smear sonuçları enfeksiyon veya normal olan 178 hasta çalışmaya alındı. Bu hastalarda yaş, ilk cinsel ilişki yaşı, sigara kullanımı, cinsel partner sayısı, menarş yaşı ve kullanılan kontrasepsiyon yöntemi kaydedildi. Hastalardan pap smear ve eş zamanlı olarak serviks transformasyon zonundan ve servikal eksternal os’tan yüksek riskli HPV taraması için sürüntü alındı ve yüksek riskli HPV-DNA varlığı araştırıldı. Bulgular: Bu çalışmada servikal kanser tanılı hastalarda yüksek riskli HPV-DNA % 65.2 pozitif saptandı. HGSIL tanılı hastaların % 54.8’inde yüksek riskli HPV-DNA pozitif iken LGSIL tanılı hastalarımızın % 25’inde yüksek riskli HPV-DNA pozitif olarak bulundu. Olağan servikal sitoloji sonucuna sahip kadınların ise % 5’inde yüksek riskli HPV-DNA pozitif olarak saptanmıştır. Tartışma: Bu çalışmada servikal kanser, HGSIL, LGSIL ve ASCUS tanılı hastalar ile olağan servikal sitoloji sonucuna sahip kadınlarda bulunan yüksek riskli HPV-DNA pozitiflik oranı istatistiksel olarak anlamlıdır. Menarş yaşı ve kullanılan kontraseptif yöntem göz önüne alındığında HPV-DNA pozitifliği açısından aralarındaki fark istatistiksel olarak anlamsız bulunmuştur. İlk koitus yaşı, cinsel partner sayısı, yaş ve sigara kullanımları göz önüne alındığında ise aralarındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.