Journals / Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Dergisi / 2009 / Cilt: 6 - Sayı: 1

The effect of fetal pulse oximetry on neonatal outcomes of fetuses with the diagnosis of intrauterine growth restriction

İntrauterin gelişme kısıtlılığında fetal pulse oksimetrenin doğum sonuçlarına etkisi

Pages
35–40
DOI
—

Abstract

OBJECTIVE: To investigate the role of fetal pulse oximetry on cesarean section rates and neonatal outcomes in pregnant women with an indication of induction of labour due to intrauterine growth restriction.MATERIAL-METHOD: Pregnant women who have been planned induction of labour with 50 mcg sublingually misoprostol due to intrauterine growth restriction were assigned into two groups. 46 women in the first group were assessed with fetal heart rate monitoring alone during labour and a cesarean section due to fetal distress was performed according to fetal heart rate monitoring (group 1). 45 women in the second group were assessed with fetal pulse oximetry plus fetal heart rate monitoring and a cesarean section due to fetal distress was performed according to fetal oxygen saturations recorded by fetal pulse oximetry (group 2). Induction to delivery interval, intrapartum variables, Apgar scores, cord blood gas analysis and early neonatal outcomes were compared in between the groups. RESULTS: While oxytocin augmentation (86 % vs 60 %, p: 0.006) and vaginal birth rates (86 % vs 43 %, p

Özet

AMAÇ: İntrauterin gelişme kısıtlılığı tanısı ile doğum eylemi indüklenmiş gebelerde fetal pulse oksimetrenin sezaryen hızı ve yenidoğan sonuçlarına olan etkilerini ortaya koymak.GEREÇ-YÖNTEM: İntrauterin gelişme kısıtlılığı tanısına sahip 50 mcg dilaltı misoprostol ile doğum indüksiyonu planlanan gebeler 2 gruba ayrıldılar. Birinci gruptaki 46 gebede eylem süresince fetal iyilik hali kardiyotokografi ile takip edildi ve fetal distres endikasyonuna bağlı sezaryen kararında bu yöntem esas alındı (grup 1). İkinci grubu oluşturan 45 gebede ise doğum eyleminin takibinde kardiyotokografi ile birlikte fetal pulse oksimetre kullanıldı ve distres tanısı pulse oksimetre ile ölçülen fetal oksijen satürasyonu değerlerine dayanılarak konuldu (grup 2). Gruplar doğum eylemi süreleri, doğum sonuçları, Apgar skorları, kordon kan gazı analizleri ve erken yenidoğan seyri açısından karşılaştırıldılar.SONUÇLAR: Doğum eyleminin takibinde Grup 2 olgularında, Grup 1 ile karşılaştırıldığında, oksitosin arttırımı (% 86’ya karşılık % 60, p: 0.006) ve vaginal doğum (% 86’ya karşılık % 43, p