Journals / Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Dergisi / 2014 / Cilt: 11 - Sayı: 1
THE DIAGNOSTIC CHALLANGE OF AN UTERINE MASS: UTERINE LYMPHOMA
- Pages
- 59–63
- DOI
- —
Abstract
Background: Lymphoma of primary genital tract is uncommon. The similarity of its symptoms (vaginal bleeding, pelvic pain,etc..) with other genital system diseases, presence of nonspesific symptoms on histologic and imaging examinations may make the diagnosis delayed and may cause overtreatment. Case report: A-62 years old woman presented with postmenoposal bleeding. All the imaging studies [transvaginal ultrasonography (USG), Doppler USG, magnetic resonance imaging (MRI)] showed only enlarged uterus with a mass lesion orginated from uterine wall. The histopathologic analysis of fractionated cervical and uterine curettage were not diagnostic for postmenoposal bleeding and uterine mass lesion. To clarify the diagnosis, total abdominal hysterectomy (TAH), bilateral salpingooferectomy (BSO), peritoneal cytology sampling and frozen were carried out. While the frozen was reported in favour of malign pathology, the operation was continued with bilateral pelvic and paraaortic lymph node dissection (BPPLND) and omentectomy. Routine pathology demonstrated diffuse large B cell lymphoma infiltrating myometrial wall. Bone marrow examination was normal. Flourodeoxyglucose positron emission tomography / computered tomography (FDG-PET/CT) showed no FDG-avid area in favour of lymphoma on whole body scan. She was considered as primary uterine lymphoma and received rituximab, cyclophosphamide, ,adriamycin, vincristine ve prednisolone (R-CHOP) chemotherapy by hematology clinical follow up. She remains in complete clinical and radiological remission 6 months after the treatment. Conclusion: Lymphoma of genital tract should be kept in mind in the case of difficulty to clarify the differential diagnosis of uterine bleeding or mass. Especially if uterine lymphoma infiltrated to the uterine wall deeply, preoperative histological analysis could not reveal the real pathology
Özet
Giriş: Kadın genital sisteminin primer lenfoması oldukça nadirdir. Primer uterin lenfoma, genital sistemin diğer hastalıklarıyla benzer bulgular ( vajinal kanama, pelvik ağrı vs) vermesi, doku örneklemeleri ve görüntüleme tetkiklerinde de spesifik bulgular vermemesi ayırıcı tanıda yer alamamasına ve tanıda gecikmelere, ayrıca lüzumsuz cerrahi yaklaşımlara neden olabilmektedir. Olgu: 62 yaşındaki hasta postmenopozal vajinal kanama şikayetiyle başvurdu. Uygulanan laboratuvar ve görüntüleme yöntemlerinde [transvajinal ultrasonografi (USG), Doppler USG, manyetik rezonans görüntüleme (MRG)] uterus boyutunda artış ve uterin duvar kaynaklı kitle dışında bulgu tespit edilemedi. Uygulanan endoservikal küretaj ve endometrial örneklemenin histopatolojik inceleme sonucunun postmenopozal kanama ve uterin kitleyi açıklayıcı olmaması nedeni ile hastaya total abdominal histerektomi (TAH), bilateral salpingooferektomi (BSO), batın yıkama sıvısı alınması uygulandı, operasyon sırasında frozen sonucunun malign olarak bildirilmesi üzerine operasyona bilateral pelvik ve paraaortik lenfadenektomi (BPPLND) ve omentektomi eklendi. Nihai patolojinin diffüz büyük B hücreli lenfoma olarak raporlanması üzerine hastaya kemik iliği biyopsisi yapılmış, sonucu da lenfoma infiltrasyonu saptanmayan normoselüler kemik iliği olarak raporlanmıştır. şorodeoksiglukoz pozitron emisyon tomografi/ bilgisayarlı tomografi (FDG-PET/BT) 'sinde tüm vücutta lenfoma lehine herhangi bir tutulum saptanmaması üzerine primer uterin lenfoma tanısı konulan hasta hematoloji takibinde rituximab, siklofosfamid, adriamisin, vinkristin ve prednison (R-CHOP) kemoterapisi almıştır. Kemoterapi sonrası 6 aylık takibinde tam bir klinik ve radyolojik cevap saptandı. Sonuç: Preoperatif dönemde tanısı konulamayan uterin kanamaların veya kitlelerin ayırıcı tanısında primer genital lenfomalar akılda tutulmalıdır. Uterus kay