Journals / Türkiye Parazitoloji Dergisi / 2008 / Cilt: 32 - Sayı: 4

Entomophobia and delusional parasitosis

Entomofobi ve deluzyonel parazitoz

Pages
366–370
DOI
—

Abstract

Entomophobia is an abnormal and persistent fear of insects. Sufferers experience anxiety even though they realize that most insects pose no threat. A similar phenomenon, known as arachnophobia is fear of spiders. Delusional parasitosis (DP) is a hypochondrial psychosis, usually monosymptomatic, where the patient is convinced of being infested with animal parasites while no objective evidence exists to support this belief. The complaints are usually about skin infestation, but involvement of the gastrointestinal tract has also been described. Numerous samples are brought for examination from their skin, clothes and environment. Practically all patients refuse psychiatric help. In primary DP, the delusion arises spontaneously as a monodelusional disorder, while in secondary DP, the delusional disorder arises secondary to another major medical, neurological or psychiatric disorder. Shared delusion -folie a deux- is a known phenomenon in delusional parasitosis. One or more members of the same family often suffer from the same psychosis, the characteristic delusional state being identical. The secondary victims are often family members, who are dominated by their spouses, show filial devotion or are trying to keep the family in harmony. Patients whose delusion of parasitosis is not severe can be helped without psychopharmacological intervention. They can be relieved of their symptoms by giving them sympathetic counseling, and gaining their confidence. Symptomatic medication may be prescribed for the relief of pruritus, pain and other symptoms. It is more important to treat patients with empathy, providing a place where they can express their distress without being stigmatized. Second-generation antipsychotics such as amisulpride, risperidone or olanzapine in age-appropriate doses are being used today for the treatment of DP.

Özet

Entomofobi böceklerden anormal bir şekilde ve kalıcı olarak korkmaktır. Bu hastalığa maruz kalanlar bir çok böceğin her hangi bir tehdit unsuru olmadığını bildikleri halde yoğun bir anksiyete yaşarlar. Benzer bir fenomen olan araknofobi ise örümceklerden korkmaktır. Hipokondriyal bir psikoz olan delüzyonal parazitoz ise genellikle monosemptomatiktir. Bu hastalığa yakalananlar inançlarını destekleyecek objektif bir kanıt olmamasına karşın, hayvan parazitleri ile enfekte olduklarına inanmaktadırlar. Şikayetleri genellikle deri enfestasyonu ile ilgilidir ancak gastrointestinal sistem tutuluşuna yönelik rahatsızlıklarla da karşılaşılmaktadır. Hastalar kendi derileri, giysileri ve çevrelerinden muayene edilmesi amacıyla çok sayıda örnek getirirler. Hastaların büyük bir çoğunluğu psikiyatrik yardımı reddederler. Primer olgular monodeluzyonel bir hastalık gibi spontan olarak ortaya çıkarken; sekonder olanlarda başlangıç tıbbi, nörolojik ya da psikiyatrik bir hastalığı takip eder. Paylaşılan deluzyon –folie a deux- deluzyonal parazitozda oldukça sık karşılaşılan bir fenomendir. Aynı ailedeki birden fazla kişide benzer psikoz görülür ve karakteristik deluzyonal durum bir birini andırır. Sekonder kurbanlar genellikle eşleri tarafından tahakküm altına alınmış çocuk gibi boyun eğen ya da aile harmonisini korumaya çalışan aile üyeleridir. Deluzyonu şiddetli olmayan olgulara herhangi bir psikofarmakolojik ilaç verilmeden yardımcı olunabilir. Hastanın semptomları sempatik yolla danışmanlık verilerek ve güveni kazanılarak giderilebilir. Semptomatik ilaç tedavisi kaşıntı, ağrı ve diğer bulguları hafifletmek için uygulanabilir. Hastaları empatiyle tedavi etmek ve yargılamadan sıkıntılarını ifade edebilecekleri bir ortam sağlamak çok önemlidir. Günümüzde delüzyonal parazitoz tedavisinde amisülprid, risperidon, olanzapin gibi ikinci kuşak antipsikotikler yaşa uygun dozajda kullanılabilir.