Journals / Türkiye Parazitoloji Dergisi / 2010 / Cilt: 34 - Sayı: 4
Böbrek nakilli hastada az görülen fırsatçı enfeksiyonun geciken ve gözden kaçırılan tanısı: Visseral Leishmaniasis
- Journal
- Türkiye Parazitoloji Dergisi
- Pages
- 183–185
- DOI
- —
Abstract
Visceral leishmaniasis is a rare opportunistic infection in renal transplantation patients and its presentation may be associated with or masked by many other factors in immunosuppressed patients. So, if it is not searched for in particular, diagnosis may be easily overlooked or delayed in renal transplant patients. A 32-year-old renal transplant recipient devoleped splenomegaly, pyrexia and pancytopenia. Six months after the first bone marrow examination, the delayed diagnosis was made possible by a second bone marrow aspiration. Liposomal amphotericin B was effective in his treatment although he had a recurrence. Early diagnosis of visceral leishmaniasis is crucial for the renal transplant recipient's therapy; and even in treated patients, the mortality rate may be high. In our case, although the time up to diagnosis was as long as six months after the onset of symptoms, response to treatment was satisfactory with higher doses of liposomal amphotericin B in the second cycle. Also, in the short term, the rate of recurrence was comparable to other reported patients who were diagnosed and treated in a month.
Özet
Visseral leishmaniazis böbrek nakilli hastalarda seyrek görülen bir fırsatçı enfeksiyondur ve hastalık immünsüprese hastalarda pek çok farklı duruma eşlik edebilir ya da maskelenebilir. Dolayısıyla, özellikle araştırılmaz ise bu tanı böbrek nakilli hastalarda kolayca gözden kaçabilir ya da gecikebilir. 32 yaşında böbrek nakilli erkek hasta splenomegali, ateş ve pansitopeni ile başvurdu. Gecikmiş tanı, ilk kemik iliği incelemesinden 6 ay sonra yapılan ikinci kemik iliği aspirasyonu ile mümkün olabildi. Hastada bir kez rekürrens gözlenmesine rağmen Lipozomal Amfoterisin B, tedavide etkiliydi. Böbrek nakilli hastalarda visseral leishmaniazisin erken tanısı çok önemlidir, tedavi edilen hastalarda bile ölüm oranı oldukça yüksek olabilir. Bizim olgumuzda hastalığın tanısı semptomların başlamasından 6 ay kadar geç bir sürede konmuş olsa da, tedaviye yanıt ikinci kez daha yüksek dozlarda verilen Amfoterisin B ile yeterli olmuştur. Kısa dönemde ise, rekürrens bir ay içinde tanısı konulan ve tedavi verilen hastalar ile benzerdi.