Journals / Türkiye Parazitoloji Dergisi / 2017 / Cilt: 41 - Sayı: 2

Ruptured Pulmonary Cystic Echinococcosis Mimicking Tuberculosis in Childhood: A Case Report

Çocuk Yaş Grubunda Tüberkülozu Taklit Eden Rüptüre Akciğer Kistik Ekinokokkozis Olgusu

Pages
126–129
DOI
—

Abstract

Cystic echinococcosis (CE) is a zoonotic disease; in places such as Turkey where livestock is common, it is an endemic health concern. The most commonly involved organ is the lungs in children. Pulmonary cysts can be asymptomatic; in some cases, they may rupture and become symp- tomatic. Ruptured lung hydatid cysts may often be confused with tuberculosis (Tbc) radiologically and clinically. . In this report, we present an 8-year-old female patient admitted with cough, fever, and sputum persisting since 2 weeks; her chest radiography and computed tomography (CT) findings initially indicated Tbc, but the follow-up surgery led to a diagnosis of ruptured lung CE. We want to emphasize that in children be- longing to places where livestock is common, if respiratory symptoms are observed, CE and tuberculosis must be considered in the differential diagnosis, and the final diagnosis should be supported by other microbiological-serological tests.

Özet

Kistik ekinokokkozis (KE) zoonotik bir hastalık olup, ülkemiz gibi hayvancılıkla uğraşılan bölgelerde endemik görülen bir sağlık problemidir. Ço-cuklarda en sık akciğer tutulumu görülür. Akciğerdeki kistler asemptomatik olabileceği gibi bazen de rüptüre olarak semptomatik hale gelirler.Rüptüre akciğer hidatik kistleri sıklıkla klinik ve radyolojik olarak tüberküloz (Tbc) ile karışabilmektedir. Bu yazıda 2 haftadan uzun süredir devameden öksürük, ateş ve balgam şikayetiyle başvuran, akciğer grafisi ve toraks bilgisayarlı tomografisi (BT) öncelikle Tbc lehine yorumlanan fakatizleminde rüptüre akciğer KE tanısı ile opere edilen 8 yaşındaki kız hastayı sunuyoruz. Bu olgu ile solunum sistemi bulgularıyla başvuran vehayvan ile temas öyküsü olan çocuklarda ayırıcı tanıda KE ve Tbc’nin mutlaka düşünülmesini ve tanının diğer mikrobiyolojik-serolojik testlerledesteklenmesi gerektiğini vurgulamak istedik.