Journals / Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi / 2004 / Cilt: 32 - Sayı: 1

A case who benefited from cardiac resynchronization therapy

Kardiyak resenkronizasyon tedavisinden yarar gören bir olgu

Pages
44–51
DOI
—

Abstract

Cardiac resynchronization therapy is a novel non-pharmacological treatment approach in the treatment of heart failure. Previous studies proved the safety and efficacy of this treatment. The selection of the most suitable candidate for cardiac resynchronization therapy is a crucial issue and still a matter of debate. Variable clinical, electrocardiographic and echocardiographic criteria have been proposed for appropriately selecting candidates for this therapy. Unfortunately, we still do not have satisfactory selection criteria set, which determines patients who will mostly benefit from this therapy. In this case report, we present a 60-year-old woman with dilated cardiomyopathy, who underwent atriobiventricular pacemaker implantation for cardiac resynchronization therapy. This patient would presumebly benefit from this therapy due to long (180 ms) QRS duration, long (170 ms) PQ duration, long ( 380 ms) mitral regurgitation duration and reltively long (> 130 ms) septum-posterior wall motion delay. As expected, symptoms, functional class and exercise capacity improved dramatically after therapy and it is shown that this improvement is not a placebo effect. We discussed which patient will benefit mostly from cardiac resynchronization therapy.

Özet

Kardiyak resenkronizasyon tedavisi, kalp yetersizlikli hastaların tedavisinde kullanılan yeni bir non-farmakolojik yaklaşımdır. Yapılan çalışmalar bu tedavinin güvenliğini ve etkinliğini göstermiştir. Fakat, kardiyak resenkronizasyon tedavisinden yarar görecek hastayı seçmek, kritik ve hala tartışmalı bir konudur. Bu seçim için çeşitli klinik, elektrokardiyografik ve ekokardiyografik kriterler öne sürülmüştür. Hala, bu tedaviden yarar görecek hasta alt grubunu belirleyecek tatmin edici seçim kriterlerine sahip değiliz. Bu makalede kardiyak resenkronizasyon tedavisi amacıyla atriyobiventriküler kalıcı kalp pili implante edilmiş 60 yaşındaki bir kadın hasta sunulmuştur. Olgumuzun, QRS süresinin 190 ms olması, PQ süresinin 170 ms olması, mitral yetersizliği süresinin 380 ms olması ve septum-posteriyor duvar hareket gecikmesi süresinin > 130 ms olması nedeniyle kardiyak resenkronizasyon tedavisinden yarar göreceği beklenmiştir. Tedavi sonrasında da hastanın semptomları, fonksiyonel kapasites ve egzersiz toleransı belirgin düzelmiştir ve bu düzelmenin bir plasebo etkisi olmadığı gösterilmiştir. Bu vesile ile kardiyak resenkronizasyon tedavisinden en çok kimin yarar göreceği, klasik kriterlere ek olarak kullanılacak yeni kriterlerin ne olacağı tartışılmıştır.