Journals / Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Dergisi / 2005 / Cilt: 51 - Sayı: 2
The relationship between obesity and acute phase reactants
- Pages
- 58–61
- DOI
- —
Abstract
Objective: Obesity is a complex multi-factorial disease, characterised by increased body fat mass and alterations in behavioural, endocrine and metabolic properties. It has a progressively increasing prevalence and has become a global public health and economical problem. Body Mass Index is a practical and useful parameter in adults. In the present investigation, we aimed to determine the relations between acute phase reactants and obesity.Materials and Methods: Ninety-two patients were included in the study. Patients were randomly classified into three subgroups according to their BMI. Twenty-four patients were in non-obese (BMI30) groups. After collection of blood samples, eritrocyte sedimentation rate, a-1 acid glycoprotein, ceruloplasmin, haptoglobin, transferrin, a-1 antitrypsin and C-reactive protein levels were measured.Results: The levels of a-1 acid glycoprotein, ceruloplasmin, haptoglobin, C-reactive protein levels and eritrocyte sedimentation rate were increased in obese patients compared to the non-obese group. a-1 acid glycoprotein levels were increased in obese patients compared to the over-weight group. On the other hand, there were no statistically significant difference between non-obese and over-weight groups regarding all parameters.Conclusion: Acute phase reactants might have important roles in the follow up of obese patients. Our results emphasize the importance of BMI in the evaluation of acute phase reactant analysis in the Turkish population in which the obesity prevalence is up to 20%.
Özet
Amaç: Obezite; vücut yağ oranının artması ve davranış, endokrin ve metabolik değişikliklerle karakterize, kompleks, multifaktöriyel bir hastalıktır. Günümüzde prevalansı giderek artmaya devam eden obezite, küresel boyutta bir halk sağlığı ve ekonomi sorunudur. Vücut Kitle İndeksi (VKİ) erişkinlerde obezitenin toplumsal düzeydeki en yararlı ve pratik göstergesidir. Bu çalışmada çeşitli akut faz reaktanlarının düzeyleri ile obezite arasında karşılıklı ilişkinin değerlendirilmesi amaçlandı.Gereç ve Yöntem: Çalışmaya alınan 92 hasta VKİ’lerine göre 24 non-obez (VKİ30) birey olmak üzere 3 gruba ayrıldı. Hastalardan alınan kan örneklerinden eritrosit sedimentasyon hızı, a-1 asit glikoprotein, serüloplazmin, haptoglobin, transferrin, a-1 antitripsin ve C-reaktif protein düzeyleri çalışıldı. Bulgular: Obez hastalarda akut faz proteinlerinden a-1 asit glikoprotein, serüloplazmin, haptoglobin, C-reaktif protein ve eritrosit sedimentasyon hızı değerlerinin non-obez hastalara kıyasla yüksek olduğu belirlendi. Aşırı kilolu ve obez hastalar karşılaştırıldığında, obezlerde sadece a-1 asit glikoprotein düzeylerinin yüksek olduğu gözlenirken non-obez ve aşırı kilolu hastalar arasında parametrelerde anlamlı farklılık belirlenemedi. Sonuç: Etyolojik tanıda akut faz proteinleri primer olarak anlamlı değer taşımasa da hastalık seyrinin takibi ve ayırıcı tanı açısından önemli rol oynarlar. Elde ettiğimiz sonuçlar, obezite sıklığının %20 olduğu Türk toplumunda akut faz proteinlerinin klinik değerlendirilmesinde VKİ değerlerinin göz önünde bulundurulmasının gerekliliğini vurgulamaktadır.