Journals / Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Dergisi / 2011 / Cilt: 57 - Sayı: 3

Osteoporozda yeni tedavi ajanları

New agents for the treatment of osteoporosis

Pages
165–171
DOI
—

Abstract

Postmenopausal osteoporosis is characterized by an increase in resorption and inadequate bone formation. Alteration in bone remodeling isassociated with an accelerated risk of fracture. Pharmacological agents that increase bone mass, reduce bone loss or decrease fracture risk have become available in the last few decades. Current compounds used for thetreatment of osteoporosis mostly inhibit osteoclast-mediated boneresorption, while few others have an anabolic effect. Inhibition of bone resorption by currently available agents does not restore bone structure or bone that has already been lost and it is coupled with inhibition of bone formation. The identification of new pathways involved in bone turnover, will accelerate clinical research to develop new formation-stimulating and resorption-inhibiting agents with improved safety profile and efficacy in fracture prevention in osteoporosis. In the light of new data, it is estimated that novel antiosteoporotic compounds will increase considerably in the coming years. Turk J Phys Med Rehab 2011;57:165-71.

Özet

Postmenopozal osteoporoz artmış kemik rezorpsiyonu ve yetersiz kemik formasyonu ile karakterizedir. Kemiğin yeniden düzenlenmesi (remode ling) sürecindeki bozulmalar artmış kırık riski ile ilişkilidir. Geçtiğimiz dekadlarda kemik kütlesini arttıran, kemik kaybını azaltan ve kırık riskini azaltan farmakolojik ajanlar kullanıma girmiştir. Osteoporoz tedavisinde kullanılan güncel bileşikler çoğunlukla osteoklast aracılı kemik rezorpsiyo nunu inhibe etmekteyken, daha azının anabolik etkisi bulunmaktadır. Halen kullanımda olan ajanlarla kemik rezorpsiyonu inhibisyonu kemiğin yapısını düzeltememekte, kaybedilen kemiği yerine koyamamakta ve aynı zamanda kemik formasyonunda da inhibisyona yol açmaktadır. Kemik döngüsündeki yeni yolakların ortaya çıkarılması osteoporozda kırık önlen mesi ve emniyet profili açısından daha etkili kemik formasyonunu arttıran ve rezorpsiyonunu inhibe eden ajanların geliştirilmesine yönelik klinik araştırılmaların artmasına yol açacaktır. Yeni verilerin ışığında önümüzde ki yıllarda yeni antiosteoporotik bileşiklerin azımsanmayacak oranda arta cağı tahmin edilmektedir. Türk Fiz Tıp Rehab Derg 2011;57:165-71.