The Late Milestones of Asia Minor
Abstract
The impressive corpus of milestones recently edited by the late David Henry French and set online by the British Institute at Ankara provides an extensive and in-depth knowledge of more than 1200 stones erected alongside the Roman roads of Asia Minor from the late Republic to the Later Empire. Even if milestones were the commonest epigraphic display of power in the Roman world, modern activity tends to obliterate them, and consequently it was more than urgent to collect the remains before they vanish. This paper studies the unbalanced geographical and chronological distribution of milestones. They seem to be more or less scattered throughout Asia Minor, but they are mainly concentrated in the north-western part of the Anatolian plateau. Besides most of them were built, inscribed or frequently reused in Late Antiquity, especially between the late third century and the early fourth century, that is from Diocletian to Constantine, both emperors overrepresented in this medium although they rarely journeyed in Asia Minor. According to the study of late milestones found in the region, it did exist a close relation between the advent of a ruler and the multiplication of milestones, which had merely become dynastic monuments erected by local communities in honour of a new emperor. For this reason, they lost any practical purpose and completely disappeared from Asia Minor at the beginning of the sixth century.
Özet
Merhum David Henry French tarafından yakın zamanda edisyonu yapılan ve Ankara’daki İngiliz Enstitüsü tarafından online ortama konulan etkileyici miltaşları corpus’u, geç Cumhuriyet’ten Geç İmparatorluk Dönemi’ne kadar Roma yolları boyunca dikilmiş 1200’den fazla taşın derinlemesine ve kapsamlı bir bilgisini sunmaktadır. Miltaşları, Roma dünyasının gücünün en sık epigrafik görünümü olsa da, modern aktiviteler onları yok etme eğilimindedir ve sonuç olarak onlar ortadan kaybolmadan bu kalıntıları toplamak her zamankinden daha acil durumdur. Bu makale, miltaşlarının dengesiz coğrafik ve kronolojik yayılımını incelemektedir. Bunlar, hemen hemen tüm Küçük Asya boyunca dağılmış görünmektedir ve temel olarak Anadolu platosunun kuzey batı bölümüne yoğunlaşmıştır. Ayrıca, birçoğu Geç Antik Çağ’da, özellikle de geç 3. yüzyıl ile erken 4. yüzyıl arasında, yani Diocletianus’dan Constantinus’a kadar geçen dönemde yapılmış, kazınmış ve sık sık yeniden kullanılmıştır. Bu iki imparator, Küçük Asya’da nadiren seyahat etmesine rağmen bu yolla aşırı şekilde temsil edilmişlerdir. Bölgede bulunan Geç Antik Dönem miltaşları hakkında yapılan çalışmaya göre, bir yöneticinin gelişiyle miltaşlarının artması arasında yakın bir ilişki mevcuttu. Bu miltaşları, yalnızca yeni bir imparatorun onuruna yerel topluluklar tarafından dikilen hanedanlığına ait eserlerdi. Bu sebepten pratik amacını kaybederek 6. yüzyılın başında tamamıyla Küçük Asya’dan kayboldular.