Journals / Türkiye Adalet Akademisi Dergisi / 2013 / Cilt: 0 - Sayı: 15

Hydroelectric power plants in light of decisions of the Council of State.

Danıştay kararları ışığında hidroelektrik santraller

Pages
297–324
DOI
—

Abstract

Right to environment is recognised by Turkish Constitution and law on environment entered into force in 1983. From that time on, constitutional and legal provisions about environmental protection have been interpreted by supreme administrative court (Turkish Council of State). However, it is hard to say that judicial proceeding has found an efficient and fair solution to these cases. Although cases which arise from environmental issues need special attention to be solved, Law on Turkish Administrative Judicial Proceeding do not enable court to apply different judicial mechanism. In this essay, courts’ approach to cases about hydroelectric power plants will be discessed in light of decisions of the Council of State.

Özet

Çevre hakkı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası tarafından tanınmış ve Çevre Kanunu 1983 yılında yürürlüğe girmiştir. O tarihten itibaren çevrenin korunmasına ilişkin anayasal ve yasal hükümler Danıştay tarafından yorumlanmaktadır. Ancak, şu ana kadar yargısal süreçlerin soruna adil ve etkili bir çözüm bulabildiğinden bahsetmek zordur. Çevre sorunlarından kaynaklanan davaların çözümü hassasiyet istemesine rağmen, Türk İdari Yargılama Usulü Kanunu, farklı mekanizmaların uygulanmasına izin vermemektedir. Bu çalışmada ağırlıklı olarak Danıştay kararları ışığında HES davalarında mahkemelerin konuya yaklaşımı ele alınmıştır.