Journals / Türkiye Adalet Akademisi Dergisi / 2013 / Cilt: 0 - Sayı: 12
Authority to apprehend to enforce discipline in military law
- Pages
- 391–425
- DOI
- —
Abstract
Authority to enforce provisional arrest, room confinement and administrative restriction are the sanctions that restrict freedoms to the highest extent in military criminal law. These sanctions are not in compliance with the law as they do not fulfil certain conditions, even though they are governed by the Military Criminal Law No. 1632. In fact, they are implemented not by independent and impartial judges, but by disciplinary officers who act within a chain of command without holding any trials. However, freedom-restricting punishments in the form of confinement are imposed following a trial by impartial judges who have certain guarantees in democratic states of law that respect human rights.Enforcement of these punishments in this fashion is against the European Convention on Human Rights to which Turkey is a party. Hence, the European Court of Human Rights has issued violation decisions against our Country as a result of the applications lodged at the same Court. Authority to enforce provisional arrest, room confinement and administrative restriction which are in contravention of human rights as long as they are imposed in this manner should be annulled, or trial mechanisms should be established by means of amendments to the relevant legislation and these mechanisms should be applied on military personnel following a fair trial.
Özet
Askeri ceza hukukundaki geçici tutuklama yetkisi, oda ve göz hapsi yaptırımları hürriyeti en ağır şekilde kısıtlayan müeyyidelerdir. Söz konusu müeyyideler 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu ile düzenlenmekle birlikte birtakım şartları taşımadıklarından dolayı hukuka uygun değildirler. Zira söz konusu tedbirler bağımsız ve tarafsız hakimler tarafından değil emir komuta zinciri içinde hareket eden disiplin amirleri tarafından herhangi bir yargılama yapılmaksızın uygulanmaktadır. Halbuki insan haklarına saygılı demokratik hukuk devletlerinde hapsedilme şeklindeki hürriyeti bağlayıcı cezalar, yapılan bir yargılama sonucunda bağımsız, tarafsız ve aynı zamanda birtakım teminatlara sahip hakimler tarafından verilmektedir. Bu şekilde uygulanan bu cezalar taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine de aykırılık oluşturmaktadır. Nitekim yapılan başvurular sonucunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince Ülkemiz aleyhine ihlal kararları çıkmıştır. Bu haliyle insan haklarına aykırı olan geçici tutuklama yetkisi, oda ve göz hapsi yaptırımları ya yürürlükten kaldırılmalı veya mevzuat değişikliğine gidilerek yargılama mekanizmaları oluşturulmalı ve yapılacak adil bir yargılanma sonucunda askeri personele uygulanmalıdır.