Journals / Türkiye Adalet Akademisi Dergisi / 2014 / Cilt: 0 - Sayı: 19

The Question of whether compensation for non-pecuniary damage is possible according to the law umbered 5233

5233 Sayılı kanun kapsamında manevi zararların tazmin edilip edilemeyeceği sorunu

Pages
653–682
DOI
—

Abstract

It had been possible for court to rule on compensation claims for pecuniary and non- pecuniary damages which is caused by terrorist activities and by actions of go- verment officials for struggle with terror until the law numbered 5233 entering into force. At this time, courts ruled compansation claims on the basis of the principle of social risk if conditions laid down by law would exist. However, in the course of entering into force of law mentioned above, courts has begun to decide that claim for non-peceniary damage is not included by law.As a result of this, claims for pecuniary damage continue to be accepted by court but claims for non-pecuniary damage have begun to be rejected. Although it is not possible for courts to compansate non-pecuniary damage accor- ding to law numbered 5233, courts can apply general principles of law to coompansate non-pecuniary damage. The interpretation in contradiction to this argument would be against the general principles of compansation law.

Özet

Tazminat Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihe kadar terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle uğranılan zararların tazmini is- temiyle açılan davalarda, sosyal risk ilkesi uyarınca idarenin sorumluluğuna gidilen hallerde, şartlar oluşmuşsa hem maddi tazminata hem de manevi tazminata hükme- dilmekteydi. Ancak, söz konusu Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte, şartlar oluş- muşsa maddi tazminata hükmedilirken, manevi tazminat istemleri ise, sadece maddi zararların Tazminat Kanunu kapsamına girdiği, manevi zararların ise Kanunun kapsa- mı dışında olduğundan bahisle reddine karar verilmektedir. Ancak, Tazminat Kanunu kapsamında manevi zararların tazmini mümkün olmamasına rağmen, bu durum, genel hükümlere göre manevi zararların karşılanmasına bir engel teşmil etmemektedir. Aksi bir yorum, tazminat hukukunun genel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.