Journals / Türkiye Acil Tıp Dergisi / 2006 / Cilt: 6 - Sayı: 1

Clinical characteristics of patients diagnosed with aortic dissection in the emergency department: A case series

Acil serviste aort diseksiyonu tanısı almış olan hastaların klinik özelliklerinin tanımlanması: Olgu serisi

Pages
1–6
DOI
—

Abstract

Objectives: Aortic dissection (AD) is an emergency condition with high mortality rates. Classically, patients present with sudden onset of severe, ripping or tearing pain in the chest and back, although 'atypical' presentations also exist. The objective of this study is to evaluate characteristics of the history and physicalexamination of patients diagnosed with aortic dissection in the emergency department (ED) and to highlight differences from signs and symptoms defined as 'classical'. Materials and Methods: Computer records were quried for patients admitted to the ED and eventually diag¬nosed with AD in a fifty-four month period. Demographic variables, chief complaints, pain characteristics, risk fac¬tors- for AD, vital signs, findings on examination, laboratory results including ECG, cardiac markers, chest X-ray, and computed tomography (CT) were obtained retrospectively from ED charts and recorded on data sheets. Stanford classification of the AD and how the diagnosis was established were also noted. Results: Forty seven cases (32 males (68,1%); 15 females (31.9%) mean age 66; range 25 to 87 years) were identified. Pain was described by 38 patients (80.9%). The most common presenting complaints were back pain (40,7%, n=19), chest pain (36,2%, n=17), abdominal pain (25,5%, n=12), syncope (19,1%, n=9), and shortness of breath (17%, n=8). Pulse deficit was recorded in 12 (25,5%), discrepancy in blood pressure read¬ings between left and right arms in eight (17%, n=8), cardiac murmur in 40,4% (n=19), altered mental status in 14,9% (n=7) and neurologic deficit in 12,8% (n=6) patients. Tearing chest pain was recorded in only 8 patients (21,1 %). Contrast-enhanced CT was the diagnostic modality in 42 (89,4%) cases and 31 patients (65%) had a widened mediastinnum recorded in ED the interpretation of the chest X-ray. Thirty-two (68,1%) patients were diagnosed to have AD with Stanford A classification, while the remaining 15 (31,9%) had Stanford B AD. Conclusion: Symptoms and signs of AD in the ED may be substantially different from what is 'classically* expected. Only a minority of the patients reported sudden onset tearing pain in their chest and back. Pulse deficit, carotid or abdominal bruits, cardiac murmurs, blood pressure dis¬crepancies are valuable albeit uncommon findings on examination. Further studies are required to define population-based clinical presentation of AD.

Özet

Giriş: Aort disseksiyonu (AD) hastaları acil servislere ani gelişen, yırtılır tarzda göğüs veya sırt ağrısıyla başvururlar. Ancak bu klasik başvurulara uymayan atipik şikayetlerle acil servise başvuran hastaların bildirimi gittikçe artmaktadır. Bu çalışmada, acil serviste (AS) AD tanısı alan hastaların geliş yakınmaları ve fizik bakı (FB) bulguları değerlendirilerek klinik özellikleri tanımlanması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Hastane bilgisayar kayıtları ve AS dosyalan 54 aylık süre için incelenerek AD tanısı alan hastalar geriye dönük olarak incelendi. Hastaların demografik özellikleri, geliş yakınmaları, ağrı tipleri, AD için risk faktörleri, vital bulguları, FB bulguları, kardiyak enzim ve EKG izlemleri, göğüs radyogramı ve bilgisayarlı toraks tomografisi (BTT) bulguları kayıt edildi. Hastaların hangi tanı yöntemi ile tanı aldıkları ve Stanford sınıflamasına göre AD'nin tipi not edildi. Bulgular: Acil serviste bu süre içinde 47 hastanın (32 erkek (%68,1); 15 kadın (%31,9) ort. yaş 66; dağılım 25-87) AD tanısı aldığı saptandı. Hastaların dokuzunun (%19,1) AS başvurusunda hiçbir ağrı tanımlamadığı saptandı. Ağrı tanımlayan 38 hastadan, %21,1'i (n=8) yırtılır tarzda ağrı tanımladı. En sık saptanan başvuru yakınmaları; sırt ağrısı (%40,7, n=19), göğüs ağrısı (%36,2, n=17), karın ağrısı (%25,5, n=12), senkop (%19,1, n=9), nefes darlığı (%17, n=8), bilinç bozukluğu (%14,9, n=7) ve nörolojik semptomlar (%12,8, n=6) idi. Fizik bakıda en sık saptanan bulguların, kardiyak üfürüm (%40,4, n=19), nabız defisiti (%25,5, n=12), sağ/sol kol kan basıncı farkı (%17, n=8) ve nörolojik defisit (%14,9, n=7) olduğu görüldü. Aort diseksiyonu tanısının %89,4'ünün (n=42) kontrastlı BTT ile tanı aldığı saptandı. Olguların 32'sinde (%68,1) Stanford A, 15'inde (%31,9) Stanford B tipi AD belirlendi. Sonuç: Aort diseksiyonu semptom ve bulguları daha önce tanımlanan klasik prezantasyonlardan oldukça farklıdır ve geniş bir spektruma sahiptir. Çalışma grubumuzda ani başlayan yırtılır tarzda ağrı, AD hastalarının küçük bir kısmında tanımlandı. Nabız defisiti, karotid veya abdominal üfürüm, kardiak üfürüm, sağ-sol kan basıncı farkları seyrek de olsa değerli klinik FB bulgularıdır. Aort diseksiyonu klinik prezantasyonlarının toplumsal temelde tanımlanması için geniş ölçekli tanımlayıcı araştırmalara gereksinim vardır.