Journals / Türk İdare Dergisi / 2019 / Cilt: 1 - Sayı: 488

REPRESENTATIVE BUREAUCRACY APPROACH IN TERMS OF WOMEN REPRESENTATION: AN ANALYSIS OF SENIOR MANAGERIAL BODIES OF UNIVERSITIES IN TURKEY

KADIN TEMSİLİ BOYUTUYLA TEMSİLİ BÜROKRASİ YAKLAŞIMI: TÜRKİYE’DEKİ ÜNİVERSİTELERİN ÜST YÖNETİM ORGANLARI ÜZERİNE BİR İNCELEME

Pages
375–393
DOI
—

Abstract

Bureaucracies are considered as administrative mechanisms which apply only the decisions made by political organs in the traditional management approach. Public servants are obliged to execute their duties with impersonality and within the limits determined by laws and policies. However, bureaucrats might become efficient players in the policymaking processes due to their powers to dominate the government since they have asymmetrical information advantages as the applicator of the laws. But as a principle of impersonality, they are assumed not to act out of the political will. The representative bureaucracy is an approach based on the studies upon the impersonality of bureaucracy. It is asserted in the representative bureaucracy approach that public servants are affected by their demographical characteristics such as education, culture, ethnicity, gender, etc. by executing their duties. Also, it is assumed that these characteristics play important roles in the determination and satisfaction of citizens’ requirements better if they are represented in bureaucratic mechanism with the same proportion as they are in community. Furthermore, it is considered that the appropriate representation might contribute the democratization of administrative bodies in bureaucracy. In this study, it is aimed to examine the representative rates of women in universities as rector, member of the senates and managerial boards of universities in terms of representative bureaucracy approach. As a result of the analysis of data obtained from the Higher Education Council and the web sites of universities, it has been determined that the women representation in the universities are not satisfying excluding the universities with female rectors.

Özet

Geleneksel yönetim anlayışında bürokrasiler, sadece siyasal iradeninaldığı kararların uygulayıcısı olarak görev yapan yönetsel mekanizmalar olarakkabul edilmektedir. Bürokratların ise görevlerini, gayri şahsilik çerçevesinde,kanunların ve siyasetin belirlediği sınırlar çerçevesinde yerine getirmeyükümlülükleri bulunmaktadır. Ancak, bürokratların uzmanlıklarındankaynaklanan asimetrik bilgi avantajları veya kanunların uygulayıcısı olmalarındankaynaklanan yönetime yön verme güçleri onları, politika yapım süreçlerininetkili birer aktörü haline getirebilmektedir. Ancak, gayri şahsilik ilkesindendolayı bürokratların politika yapım süreçlerinde siyasal iradenin dışında hareketetmeyecekleri varsayılmaktadır. Temsili bürokrasi yaklaşımı, bürokrasinin gayrişahsiliği konusundaki araştırmalara dayanan bir yaklaşımdır. Temsili bürokrasiyaklaşımında, bürokratların görevlerini yürütürken yetiştiriliş, kültür, etnisite,cinsiyet vb. değişkenlerden oluşan demografik özelliklerin etkisi altında kaldıklarısavunulmakta ve bu özelliklerin toplumda bulunduğu oranlarda bürokraside detemsil edilmesinin, hem bürokrasinin ihtiyaçlara daha doğru cevap verebilmesineolanak sağlayacağı hem de bu örgütlerin demokratikleşmesinde önemli bir roloynayacağı varsayılmaktadır.Bu çalışmada, üniversitelerin üst yönetim organları olan rektörlük,üniversite senatosu ve üniversite yönetim kurullarında görev alan kadın üyelerinoranlarının temsili bürokrasi açısından incelenmesi amaçlanmıştır. YükseköğretimKurulu istatistiki verileri ve üniversitelerin internet sayfalarından elde edilenverilerin analiz edilmesi sonucunda, üniversite üst yönetim organlarındakadınların bürokratik temsilinin yetersiz olduğu ancak, kadın rektöre sahipüniversiteler bakımından temsili bürokrasinin temel varsayımının geçerli olduğusonucuna ulaşılmıştır.