Journals / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2012 / Cilt: 20 - Sayı: 3

The clinical and radiological features of patients with smear and culture-negative pulmonary tuberculosis requiring histopathological examination

Histopatolojik inceleme gereksinimi duyulan yayma ve kültür negatif akciğer tüberkülozlu hastalarda klinik ve radyolojik özellikler

Pages
572–576
DOI
—

Abstract

Background: In this study, we investigated the clinical and radiological features of pulmonary tuberculosis patients with smear and culture-negative results and then made diagnoses by histopathological examination. Methods: The medical records of 354 male patients (mean age 28.3±9.4; range 21 to 47 years) with pulmonary tuberculosis who were treated in our clinic between January 2007 and January 2011 were retrospectively analyzed. Sixteen of the patients (4.5%) had a confirmed diagnosis of pulmonary tuberculosis by histopathological examination. Results: The most common symptoms included cough (56%), night sweats (25%), and chest pain (25%). The tuberculin skin test (TST) results of 11 patients were obtained, and the mean TST was 15.1±2.7 mm (range 12 to 20 mm). An elevated sedimentation rate was found to be an abnormal laboratory finding. Tuberculoma (50%), exudative lesions (43%), fibroproliferative lesions (12%), consolidation (12%), and tree in bud appearance (12%) were the most common lesions. A cavity was observed in one patient (6%) and bronchiectasis in another (6%). Multilobular localization was found in five patients while 11 had one lobe localization. Sixteen lesions were found in the right lung and eight in the left lung. Right upper lobe involvement was observed in nine patients (56%), right middle lobe in one (6%), right lower lobe in six (37%), left upper lobe in four (25%), and left lower lobe was seen in four patients (25%). Conclusion: Our study results showed that tuberculoma is the leading tuberculosis form, and it requires histopathological examination. The clinical and radiological signs of pulmonary tuberculosis may be confused with other diseases; therefore, in patients without a definite microbiological diagnosis, histopathological examination may help in the diagnosis of tuberculosis.

Özet

Amaç: Bu çalışmada yayma ve kültür negatifliği saptanan ve sonrasında histopatolojik inceleme ile tanı konulmuş akciğer tüberkülozlu hastaların klinik ve radyolojik özellikleri araştırıldı. Çalışma planı: Ocak 2007 - Ocak 2011 tarihleri arasında kliniğimizde tedavi edilen 354 akciğer tüberkülozu tanılı erkek hastanın (ort. yaş 28.3±9.4; dağılım 21-47 yıl) tıbbi kayıtları retrospektif olarak incelendi. Bu hastalardan 16’sının (%4.5) akciğer tüberkülozu tanısı histopatolojik olarak da kanıtlanmış idi. Bulgular: En sık görülen semptomlar öksürük (%56), gece terlemesi (%25) ve göğüs ağrısı (%25) idi. On bir hastanın tüberkülin cilt testi (TCT) sonucuna ulaşıldı ve ortalama TCT ölçümü 15.1±2.7 mm (dağılım 12-20 mm) idi. Anormal laboratuvar bulgusu olarak sedimentasyon hızı yüksekliği saptandı. En sık görülen lezyonlar tüberkülom (%50), eksüdatif lezyon (%43), fibroproliferatif lezyon (%12), konsolidasyon (%12), tomurcuklu ağaç işareti (%12) idi. Bir hastada kavite (%6) ve bir başka hastada bronşiektazi (%6) saptandı. Beş hastada birden fazla lobda lezyon yerleşimi saptanır iken, 11 hastada tek lob yerleşimi mevcuttu. Sağ akciğerde 16 lezyon, sol akciğerde sekiz lezyon saptandı. Sağ üst lob tutulumu dokuz hastada (%56), sağ orta lob tutulumu bir (%6), sağ alt lob tutulumu altı (%37) ve sol üst lob tutulumu dört (%25), sol alt lob tutulumu dört hastada (%25) görüldü. Sonuç: Çalışma bulguları, histopatolojik inceleme gereken formların başında tüberkülomun geldiğini göstermektedir. Akciğer tüberkülozu klinik ve radyolojik belirtileri diğer hastalıklarla karışabilir; bu nedenle mikrobiyolojik olarak kesin tanı konulamayan hastalarda histopatolojik incelemeler tüberküloz tanısına ulaşmamızı sağlayabilir.