Journals / Türk Girişimsel Kardiyoloji Derg. / 2009 / Cilt: 13 - Sayı: 3

High sensitive C-reactive protein as a new predictor to determine the success of electrical cardioversion in patients with atrial fibrillation

Pages
92–96
DOI
—

Abstract

In the present study we aimed to investigate the relationship between the success of electrical cardioversion and high sensitive C-reactive protein (hsCRP) in patients with chronic atrial fibrillation (AF).A total of 104 patients who had atrial fibrillation more than 3 months were enrolled in the study. Before the direct current cardioversion, transoesophageal and transthoracic echocardiography were carried out for all the patients. Also blood samples were obtained from each patient for determination of hsCRP. At the end of the first month electrocardiographies were evaluated for the rhythm of the patients.After the direct current cardioversion, 78 patients (81.25%) had sinus rhythm. There was no relationship between the success of cardioversion and left ventricular ejection fraction, left atrial dimension, body mass index in patients whose rhythm was sinus or not. But the mean level of hsCRP was significantly low in patients whose rhythm was sinus after cardioversion (3.9±3.1 mg/L vs. 26.8±45.1 mg/L; p=0.02). At the end of the first month the mean level of hsCRP was lower in patients whose rhythm were sinus when compared with patients whose rhythm was not sinus. But this difference was not statistically significant (3.1±2.39 mg/L vs. 12.6±27.2 mg/L; p=0.062). Furthermore, there was no significant correlation between the other parameters and restoration of the sinus rhythm.The restoration of the sinus rhythm after direct current cardioversion appeared to be difficult in patients with chronic atrial fibrillation who had high levels of high sensitive C-reactive protein in our study. As a result, the level of hsCRP could be used as a predictor for determination of the successful cardioversion in patients with chronic atrial fibrillation.

Özet

Bu çalışmada kronik atriyal fibrilasyonlu hastalarda elektriksel kardiyoversiyon başarısı ve yüksek sensitif C-reaktif protein (ysCRP) arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçladık. Çalışmaya 3 aydan daha uzun süreli atriyal fibrilasyonu olan toplam 104 hasta alındı. Direkt akım kardiyoversiyon öncesi tüm hastalara transözefagial ve transtorasik ekokardiyografi yapıldı. Ayrıca ysCRP tayini için her hastadan kan örneği alındı. İlk ayın sonunda hastaların ritmi elektrokardiyografi ile değerlendirildi. Direkt akım kardiyoversiyon sonrası 78 hasta (%81.25) sinüs ritmindeydi. Sinüs ritminde olsun yada olmasın hastalarda kardiyoversiyon başarısıyla sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu, sol atriyum boyutu, vücut kitle indeksi arasında ilişki yoktu. Fakat kardiyoversiyon sonrası sinüs ritmi olanlarda ortalama ysCRP seviyesi anlamlı düşüktü (3.9±3.1 mg/L vs. 26.8±45.1 mg/L; p=0.02). İlk ayın sonunda sinüs ritminde olmayan hastalara kıyasla sinüs ritmi olan hastalarda ysCRP seviyesi daha düşüktü. Fakat farklılık istatiksel olarak anlamlı değildi (3.1±2.39 mg/d l vs 12.6±27.2 mg/dl; p=0.062). Ayrıca sinüs ritminin idamesi ile diğer parametreler arasında anlamlı korelasyon yoktu. Bizim çalışmamızda yüksek sensitif C-reaktif protein seviyesi yüksek olan kronik atriyal fibrilasyonlu hastalarda direkt akım kadiyoversiyon sonrası sinüs ritminin yeniden sağlanması zor görülmektedir.Sonuç olarak, ysCRP seviyesi kronik atriyal fibrilasyonlu hastalada başarılı kardi-yoversiyonu belirlemek için öngördürücü olarak kullanılabilir.