Journals / Türk Geriatri Dergisi / 2011 / Cilt: 14 - Sayı: 3

Immunosenescence

İmmün yaşlanma

Pages
276–280
DOI
—

Abstract

Ageing in humans refers to a multidimensional process of psychological, and social change. In biology, senescence is the state or process of aging. Old age is considered to begin approximately at the age of 60 due to UN's report in 1980. According to the remodeling theory, in the elderly, as acquired immunity deteriorates, natural immunity is preserved. Antigen bombardment during lifetime increases effector T cells, but naive T cell count decreases. So in the process of aging, T cell repertory narrows. There are studies showing that dendritic cells are less effective in stimulating T and B cells. Information about polmorfonuclear leukocytes, B cells, and T regulatory cells in the elderly is limited. Micronutrients and especially zinc has important effects on immune functions. It is suggested that ghrelin hormone has an effect on energy balance and also acts as an antiinflamatory mediator to modulate immune responses directly.

Özet

Yaşlanma yaşam süresinin geç dönemindeki gelişmenin devamını ve bireydeki değişimleri anlatır. Tanımı kronolojik olarak yapılmaktadır. UN. 1980 raporuna göre 60 yaşta başlamaktadır. Yeniden biçimlenme teorisine göre, yaşlılıkta, kazanılmış immünite bozulurken, doğal immünite büyük ölçüde korunmuş olarak kalır. Ömür boyu maruz kalınan bir antijen bombardumanı, efektör T hücrelerinin birikimini artırırken naif T hücre sayısının azalmasına yol açar. Böylece yaşlanma ile T hücre repertuvarı belirgin biçimde daralmaktadır. Yaşlanmış bireylerde dendritik hücrelerin T ve B hücrelerini stimüle etmede daha az etkili olduğunu gösteren çalışmalar olmuştur. Yaşlanmış bireylerde polimorfonükleer lokositler, B hücreleri ve T regulatuar hücrelerle ilgili bilgiler literatürde kısıtlıdır. İmmün fonksiyonların restorasyonunda mikronütrientlerin ve özellikle çinkonun büyük önemi vardır. Ghrelin hormonunun enerji dengesi üzerindeki etkilerinin yanı sıra antienflamatuar bir mediatör olarak görev yapmak suretiyle direkt olarak immun yanıtların modülatörü olduğu öne sürülmektedir.