Journals / Türk Geriatri Dergisi / 2012 / Cilt: 15 - Sayı: 2

Agıng women and psychiatric disorders

Yaşlanan kadın ve psikiyatrik sorunlar

Pages
229–236
DOI
—

Abstract

With the considerable growth in the elderly population in the last years, health and care needs of the elderly became more important. The health problems, physical difficulties and losses connected with the aging process increased the prevalence of psychiatric diseases in this group. But despite women being the primary service consumers in mental health field, men are prioritized for research and supply of services. Women comprise the majority of older population due to their longer life expectancy. Unfavourable economic, social and cultural environments, and stressful conditions they are exposed to during their life-time predispose women to psychiatric disorders. Lower education levels, poverty, and lack of employment and retirement privileges are more prevalent in the elder group of women; with the new burdens of old age and the new roles undertaken, elderly women constitute a very disadvantaged group regarding mental health. During the last years with the advent of feminist movements, a ‘women's perspective' has emerged. In our country there is a need for research, health care services planning and programming with a ‘women's perspective'.

Özet

Son yıllarda dünya nüfusunun yaşlanması ile birlikte yaşlı bireylerin sağlık ve bakım ihtiyaçları önem kazanmaya başlamıştır. Yaşla birlikte artan kayıplar, fiziksel sorunlar ve sağlık problemleri ile bağlantılı olarak yaşlılıkta psikiyatrik sorunların görülme sıklığı da artmıştır. Ancak özellikle ruh sağlığı alanında primer hizmet alıcısı kadınlar olmasına rağmen araştırmalar ve hizmetlerin erkeklerin sağlık sorunlarını hedef aldığı görülmektedir. Kadınlar ortalama yaşam sürelerinin daha uzun olması nedeniyle yaşlı nüfusun çoğunluğunu oluşturmaktadır. Yaşam boyunca maruz kaldıkları stres, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlardaki olumsuz koşullar kadınları psikiyatrik hastalıklara daha yatkın hale getirmektedir. Eğitim düzeyi düşüklüğü, iş ve emeklilik haklarının olmayışı, yoksulluk yaşlı kadın nüfusunda daha yüksek oranda görülmekte, yaşlılıkta eklenen yükler, üstlenilen yeni rollerle birlikte yaşlı kadınlar ruh sağlığı açısından oldukça dezavantajlı bir grup oluşturmaktadırlar. Son yıllarda kadınların sağlık sorunlarına yaklaşımda feminist akımların da etkisiyle bir ‘kadın bakış açısı' öne çıkmaya başlamıştır. Ülkemizde de kadın bakış açısıyla yapılacak çalışma, araştırma ve hizmet planlamalarına ihtiyaç vardır.