Journals / Türk Geriatri Dergisi / 2014 / Cilt: 17 - Sayı: 3

MANAGEMENT OF INCONTINENCE IN THE FEMALE GERIATRIC POPULATION: BEHAVIORAL THERAPY

GERİATRİK KADIN POPÜLASYONUNDA İNKONTİNANS SORUNUNUN YÖNETİMİ: DAVRANIfiSAL TEDAVİ

Pages
324–329
DOI
—

Abstract

During the aging process, the female lower urinary tract begins to show changes such as muscle atrophy due to estrogen deficiency, replacement of muscle tissue by fat tissue and a consequent reduction in the contraction strength of pelvic floor muscles, which may lead to involuntary urine loss. Urinary incontinence is not an event that directly threatens the lives of people,but for 37-57% of elderly women it negatively affects their quality of life. The treatment of urinary incontinence uses both surgical and conservative treatment methods. Conservative treatment is commonly preferred because conservative methods, in contrast to surgery, have little riskof mortality and are simple, easy to implement, less invasive, more reliable, and requires a lowerlevel of patient compliance than more invasive urinary incontinence treatments. Behavioral treatment, which is a component of conservative treatment in the geriatric female population withurinary incontinence, is used as the first choice of treatment. Behavioral treatment methodsinclude pelvic floor muscle exercises, bladder training, timing of voiding, and developing healthylifestyle behaviors. Behavioral treatment methods require an individual's active participation andhealth care professionals' time and effort. Most elderly people experience a decrease in urinaryincontinence symptoms and an improvement in their quality of life with behavioral therapy. Thispaper includes a literature review that describes behavioral treatments, the first choice of treatment for urinary incontinence with the geriatric female population.

Özet

Yaşlanma süreci ile birlikte yaşlılıkta, östrojen eksikliğine bağlı kadınlarda alt üriner sistem kasatrofileri, yağ dokusu ile kas dokusunun yer değiştirmesi, pelvik taban kaslarının güçlü kasılmalarının azalması gibi fizyolojik değişiklikler meydana gelir. Bu değişiklikler istemsiz idrar kayıplarına yani üriner inkontinansa neden olabilir. Üriner inkontinans doğrudan kişinin yaşamını tehdit eden bir olay olmasa da yaşlı kadınların %37-57'sinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Üriner inkontinansın tedavisinde cerrahi yöntemler ve cerrahi yöntemlerin dışında kalankonservatif tedavi yöntemleri kullanılmaktadır. Konservatif yöntemler cerrahi yöntemlere göremortalitenin eşlik etmemesi, basit olması, kolay uygulanabilmesi, en az girişimsel olması, daha güvenilir olması, yan etkilerinin olmaması, hasta uyumunun yüksek olması nedeniyle üriner inkontinansın tedavisinde yaygın olarak tercih edilmektedir. Konservatif tedavinin bir bileşeni olan davranışsal tedavi yöntemleri üriner inkontinanslı geriatrik kadın popülasyonunda tedavide ilk seçenek olarak kullanılmaktadır. Davranışsal tedavi yöntemleri arasında pelvik taban kas egzersizleri,mesane eğitimi, işeme programı oluşturma, sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının geliştirilmesi yeralmaktadır. Davranışsal tedavi yöntemleri bireyin aktif katılımını, sağlık profesyonellerinin zamanve çabasını gerektirmektedir. Davranışsal tedavi yöntemlerinde yaşlıların çoğunluğu üriner inkontinans semptomlarında azalma ve yaşam kalitelerinde iyileşme deneyimlerler. Bu derlemede üriner inkontinanslı geriatrik kadın popülasyonunda tedavi için ilk seçenek olan davranışsal tedaviyöntemleri ele alınmıştır.