Journals / Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi / 2012 / Cilt: 12 - Sayı: 2

Serbian Writer Stevan Sremac and Nasreddin Hodja

Sırp Yazarı Stevan Sremats ve Nasreddin Hoca

Pages
441–451
DOI
—

Abstract

Nasreddin Hodja was a satirical figure from folk literature. Written Serbian sources began introducing Hodja in the 19th century. However, in oral literature, Hodja had been introduced much earlier. His jokes and witticisms were welcomed in Serbian literature and were portraying Hodja as a joker and a merry fellow who would never fall into despair, no matter what hardship befell him in life. His humor and satire were always cheerfull and optimistic. Stories and anecdotes about Hodja appeared in many different magazines and collections in Serbian language. However, the first comprehensive collection of Hodja’s jokes and witticisms was published by a famous Serbian writer Stevan Sremac, in 1894. This collection is significant because Sremac not only appears in the role of collector, but also gathers inspiration from folk stories about Hodja. By using Turkish lexicon in Serbian language, he creates an exceptionally expressive language and forms coloring of this humorous hero, whose considerably exceeds the boundaries of Turkey.

Özet

Nasreddin Hoca Sırpça yazılı kaynaklarda on dokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru anılmaya başlanan bir halk edebiyatı kahramanıdır. Sözlü edebiyatta kendisi şüphesiz ki çok daha önce ortaya çıkmıştır. Ağzından söylenen ve Sırp edebiyatında benimsenen fıkra ve şakalar, Hoca’yı hayatında başına ne gelirse gelsin yenik düşmeyen, şakacı ve neşeli biri olarak gösterir. Onun mizahı ve yergisi her zaman şen ve iyimserdir. Nasreddin Hoca fıkra ve hikâyeleri Sırpça’da çıkan birçok dergi ve derlemede yayımlanmıştır. Ancak, Nasreddin Hoca fıkraları ve şakalarını içeren, en geniş kapsamlı derleme ünlü Sırp yazarı Stevan Sremats tarafından 1894 yılında hazırlanmıştır. Büyük değer taşıyan bu derlemede Sremats fıkraları toplamakla kalmayıp Hoca ile ilgili halk hikâyelerinden ilham alarak Sırpça’da bulunan zengin Türkçe kökenli söz varlığından faydalanarak son derece anlamlı bir dil yaratır ve namı Türkiye’nin sınırlarını bir hayli aşan bu mizahi tip karakterinin havasını hakkettiği şekle sokmuştur.