Journals / Türk Dünyası Araştırmaları / 2010 / Cilt: 94 - Sayı: 186
Defence of rights and National Defence movement, historical Erzurum Congress, the speech given by Ataturk at Erzurum Congress
- Journal
- Türk Dünyası Araştırmaları
- Pages
- 7–52
- DOI
- —
Abstract
First World War which covsed the bıggest destruction ın the human history resulted in deeper breaks in Anatolia as well as all around the world. Entente goverments which clsimed to found new system with imperialism never hesitated to exploit the holy things and the nations which lived in peace, in fair for ages became enemies to each other under the mask of nationality and freedom. When the entente goverments wanted to invade and occupy the geography of Anatolia; Turkish Nation whose resistance and reflex to defend were weaken with Mondros Armistice got the freedom with the leader of Atatürk in the war called National Struggle Movement. No doubt, the thing which gave hope, courage and the resource of inspiratıon to Atatürk and his friends in this diffıcult and historical duty was the national reflex thought and the struggling groups at the national reflex thought and the struggling groups at the level of regional defence in the war of national defence of Turkısh people whose freedom, land were taken in an unfair and illegal way. At that point the most important example of the movement and the loudest voice of freedom occured in Erzurum. Erzurum Congress which represented the point of National Defence and the speech which was given by Atatürk in Erzurum Congress have important meanings.
Özet
İnsanlık tarihinin en büyük yıkımlarına yol açan I. Cihan Harbi bütün dünyada olduğu gibi Anadolu ve çevresinde de çok derin kırılmalar ve sonuçlar doğurmuştur. Yenidünya düzenini emperyal politikalarla kurma iddiasında olan İtilaf Devletleri, bu tarihi projelerini gerçekleştirmek noktasında hiçbir kutsalı dahi istismar etmekten geri durmamış; yüzyıllardır bir arada barış, huzur ve adalet içinde yaşayan toplumları etnik milliyetçilik ve bağımsızlık maskesi altında, birbirlerine düşürmüşlerdir. Anadolu coğrafyasının, İtilaf Devletleri tarafından dört bir yandan kuşatılarak işgal ve istila edilmek istendiği bir dönemde; Mondros Mütarekesi ile neredeyse bütün direnci ve savunma refleksleri tamir edilemeyecek düzeyde sarsılan Türk Milleti; M. Kemal Paşa’nın önderliğinde verilen “Milli Mücadele Hareketi” ile yeniden bağımsızlığını elde etmişti. Hiç kuşkusuz, M. Kemal Paşa ve arkadaşlarına bu kadar büyük, zor ve tarihi görevde ilham kaynağı olan, onlara cesaret ve umut veren şeyler; öteden beri yaşadıkları ve vatan addettikleri bu coğrafyada haksız ve hukuksuz bir şekilde vatanları, mukaddesatları ve özgürlükleri elinden alınmak istenen Türk Milletinin Müdafaa-ı Hukuk ve Kuvâ-yı Milliye Hareketleri doğrultusunda bölgesel düzeyde gösterdikleri milli refleks anlayışı ve direniş örgütleri olmuştur. Tam da bu noktada bu hareketlerin en önemli örneği ve hatta öncüsü bağımsızlık sesinin en gür şekilde çıktığı Erzurum’da belirmişti. Milli Mücadele tarihinin dönüm noktasını teşkil eden Erzurum Kongresi ve bu tarihi kongrede M. Kemal Paşa’nın yaptığı konuşma, son derece önemli ve derin manalar taşımaktadır. Çalışmamızda bu konuları bir bütün halinde yeniden ele almayı ve bazı önemli hususları hatırlatmayı amaçlamaktayız.