Journals / Türk Dünyası Araştırmaları / 2011 / Cilt: 96 - Sayı: 191

The models of rural development: The reality of East and South-East

Kırsal kalkınma modelleri: Doğu ve Güneydoğu gerçeği

Pages
9–36
DOI
—

Abstract

In west society especially in USA, there are unique structural models during the rural development process. For that reason, the style of village life started urbanization by scientific research methodology and rubanization occurred in a short time. Unfortunately, our country is still continued to have the clan-tribe identity in East and South-East Region. Social violence and terrorist incidents that started long time ago in this region, caused trouble in this region and rural areas emptied, on the contrary in metropolis cities squatting have been started. In this study we comment on the studies about the reasons of the migrations in East and South-East Region and what the migrations caused and what can done about this. Beyond terrorist and violence incidents we can not leave East and South- East Region to fate. A new social system and national development project must be applied. East and South East Regions are the important regions that we have to take care. However we have to investigate all the rural areas when we are investigating East and South-East Region. Our data was collected mostly from observation and interviews. We studied area investigations that determined the problems in cities called Erzurum-Erzincan- Malatya-Elazığ-Tunceli-Bingöl-Kars-Adıyaman-Van-Diyarbakır- Urfa and Ağrı.

Özet

Batı toplumlarında, özellikle ABD’de kırsal kalkınma süreçlerinin kendine özgü yapısal modelleri vardır. Bu nedenle, köylülük yaşam biçimi, bilimsel araştırma yöntem ve teknikleriyle, kısa dönem içinde kentleşme sürecini başlatmış ve kent kırsal alan bütünleşmesi sağlanmıştır. Ülkemiz ise, hâlâ doğu ve güneydoğu da kabile-aşiret kimliğini sürdürmektedir. Yörede uzun süreden beri başlatılmış olan toplumsal şiddet ve terör olayları da, ortamın alt üst olmasına neden olmuş, adeta kırsal yöreler boşalmış, buna karşılık metropol kentlerde gecekondulaşma olgusunun meydana gelmesine neden olmuştur. Bu araştırmamız, Doğu ve Güneydoğu bölgesinde, köylerden kentlere göçlerin nedenleri, doğurduğu sonuçlar ile bunlara ait önleyici tedbirlerin neler olabileceği hususunda yapılmış araştırmaların bir yorumlanmasıdır. Terör ve şiddet olaylarının ötesinde, Doğu ve Güneydoğu yöremiz kaderine terk edilemez. Bir milli kalkınma projesinin uygulama alanına aktarılması, toplumsal düzenin yeniden kurulması zorunluluğu vardır. Doğu ve Güneydoğu, günümüzde üzerinde hassasiyetle durmamız gereken bir yöremizdir. Biz ancak Doğu ve Güneydoğu sorgulamasını yürütürken tüm kırsal alanların sorunlarına da değinmek durumundayız. Görüşlerimize taban oluşturan verilerin önemli bir kesimi, katılımcı gözlem ve görüşme tekniklerine dayalı alan araştırmalarımızın bir yansımasıdır. Bu nedenle, Erzurum-Erzincan-Malatya-Elazığ-Tunceli-Bingöl-Kars-Adıyaman- Van-Diyarbakır-Urfa ve Ağrı gibi illerimizin sorunları üzerinde yürüttüğümüz alan araştırmalarına özgü verilere de bu açıdan bakması gerekmektedir.