Journals / Türk Dünyası Araştırmaları / 2011 / Cilt: 98 - Sayı: 195
Our Maritime at Period of Ataturk
- Journal
- Türk Dünyası Araştırmaları
- Pages
- 23–40
- DOI
- —
Abstract
Logistical support for the War of Independence through the sea with afew small boats engaged in the early years of the Republic of Turkey ha- ve been great strides in the field of maritime. The right to their own waters, sea trade (cabotage) was consideredthe Treaty of Lausanne. Mustafa Kemal Pasha’s visit to the Black Sea,port visit of the Black Sea ferry in the Mediterranean and the opening ofthe Navy to the Aegean, “the country is ready to cabotage” has a strategy.Our Marine Force until 1930 with the purchase of foreign concessionsare structured. After 1930 a new “Turkish Naval Force” pacts signed withthe countries of the environment created a circle of friendship and trust.On the other hand, the British fleet stationed in seas since the 1809Treaty of Dardanelles, the Straits Convention of Montreux, the war shipswere the first pass.For the development of the Navy of Republic, after the Montreux ag- reement with Germany was made on cooperation in submarine construc- tion and personnel training.Republic of Turkey entered World War II with a strong sea power, hasgiven great support to its allies.
Özet
Kurtuluş Savaşında lojistik desteği deniz yoluyla birkaç ufak tekne ileyapan Türkiye Cumhuriyetinin ilk yıllarında denizcilik alanında büyükatılımlar olmuştur.Kendi sularımızda deniz ticaret hakkı (Kabotaj) Lozan Antlaşması’ndakabul olunmuştu. Mustafa Kemal Paşa’nın Karadeniz gezisi, Karadeniz Va- puru’nun Akdeniz’de liman ziyaretinde bulunması ve Donanmanın Ege’yeaçılışında “Ülkenin Kabotaj’a Hazır Olduğu” stratejisi bulunmaktadır.Deniz gücümüz 1930’a kadar yabancı imtiyazlar satın alınarak yapı- landırılmıştır. 1930’dan sonra yeni bir “Türk Deniz Gücü” olarak çevre ülke- leriyle imzaladığı paktlar ile bir dostluk ve güven çemberi oluşturulmuştur.Öte yandan 1809 Çanakkale Antlaşması’ndan beri denizlerimizde ko- nuşlanan İngiliz filosu, Montrö sözleşmesinden sonra Boğazlardan ilk ge- çiş izni olan savaş gemileri olmuşlardır.Cumhuriyet Donanmamızın gelişmesi için, Montrö sözleşmesindensonra Almanya ile Denizaltı yapımı ve personel eğitimi konularında işbir- liği yapılmıştı.Türkiye Cumhuriyeti İkinci Dünya Savaşı’na güçlü bir Deniz gücü ilegirmiş, müttefiklerine büyük destekler vermiştir.