Journals / Türk Dünyası Araştırmaları / 2014 / Cilt: 106 - Sayı: 208

The social, economic, political and cultural results of Atatürk s Eastern Tour In 1937 (Malatya, Elazığ, Diyarbakır, Sivrice and Pertek)

Atatürk'ün 1937 Yılında yapmış olduğu Doğu anadolu gezisinin sosyal, ekonomik, siyasi ve kültürel sonuçları (Malatya, Elazığ, Diyarbakır, Sivrice ve Pertek)

Pages
303–322
DOI
—

Abstract

Atatürk has given great importance to relations with the public, made occasional trips to every corner of Anatolia and known public problems better than every one. In order to understand the needs of his nation, Atatürk enters to search his nations, listens their request with great pleasure, and tries to perform it. Atatürk began his trips since proclamation of the Rebuplic (1923). However, there were some purposes of these trips. These were to meet public closely, to Exchange ideas and undertake some initiatives, to find solutions to the issues of the country and to see the status of the Turkish Army since the last victory. It was observed that Mustafa Kemal Atatürk was seriously disturbed. However, he made Eastern Trip. While having gone on his recent trip to Eastern Anatolia on 12 November 1937, Atatürk first went to Sivas with a special train alongside Prime Minister Celal Bayar, the Interior Minister Şükrü Kaya, Public Works Minister Ali Çetinkaya, Sabiha Gökçen and some others, then he moved to Çetinkaya, and then he visited Malatya, Diyarbakır and after a variety of views he finally entered Elazığ on 17 November 1937. With every aspect, this trip provided great benefits. While people from Malatya, Elazığ, Diyarbakır and surroundings were financially and emotionally feeling happy, along with those in the delegations also had taken lessons in many aspects and had given great experience. Despite being sick on this trip, Atatürk was tirelessly among the citizens, followed their concerns and aspirations closely. These activities were as important as the sacrifices he had made during the War of Independence.

Özet

Atatürk halkla olan münasebetlerine çok önem verir, Anadolunun her köşesine zaman zaman geziler yapar, halkın dertlerini herkesten daha iyi bilirdi. Atatürk halkının ihtiyaçlarını anlamak için aralarına girer, isteklerini büyük bir zevkle dinler, gerçekleştirmeye çalışırdı. Atatürk, gezilerine Cumhuriyetin ilan yılı olan 1923 yılından itibaren başlamıştı. Ancak bu gezilerin bazı amaçları bulunmaktaydı. Bunlar; halk ile yakından görüşmek, fikir alışverişinde ve bazı girişimlerde bulunmak, memleket meselelerine çözüm yollarını bulmak ve zaferden sonra Türk ordusunun durumunu yerinde görmekti. Mustafa Kemal çok ciddi rahatsızlıkları olmasına rağmen Doğu Gezisine çıktı. Atatürk, Doğu Anadoluya son gezisine 12 Kasım 1937 günü çıkarken, yanında Başbakan Celal Bayar, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Bayındırlık Bakanı Ali Çetinkaya, Sabiha Gökçen ve daha başkaları olduğu halde özel trenle önce Sivasa, buradan Çetinkayaya hareket etmiş, Malatyaya oradan Diyarbakıra gelmiş, çeşitli inceleme ve ziyaretlerden sonra nihayet 17 Kasım 1937 günü özel tren Elazığa girmişti. Bu seyahat her yönüyle büyük faydalar temin etmişti. Malatyalılar, Elazığlılar, Diyarbakırlılar ve çevre ilçeler maddi ve manevi yönden kendilerini mutlu hissederken, beraberinde bulunan heyettekiler de pek çok hususta dersler almışlar, büyük tecrübe kazanmışlardı. Bu gezisinde hasta olmasına rağmen Atatürk durup dinlenmeden vatandaşları arasında oldu, onların dert ve isteklerini yakından takip etti. Bu faaliyetler Bağımsızlık Savaşında yapmış olduğu fedakârlık kadar önemli idi.