Journals / Türk Dünyası Araştırmaları / 2014 / Cilt: 107 - Sayı: 211
Turkey-Albania relations in the period of national chief
- Journal
- Türk Dünyası Araştırmaları
- Pages
- 99–138
- DOI
- —
Abstract
Ismet Inönü s period, the second President of the Turkish Republic has been recognized as the period of the National Chief. In this period, the Turkish-Albanian relations have developed under the influence of the Second World War. Turkey has been expected threat from the Balkans especially including Italy and the Soviet Russia. Ismet Inönü, as an experienced commander and a statesman gave great effort to stay out of the Second World War. The Turkish Foreign Policy is defined as not neutral but as Warfare external/non-combat in the Second World War. While Turkey was contently forced to join the Second World War under the pressure from powerful states, Albania was occupied by Italy and later Germany. Italy s invasion of Albania, 1939 April 7th, has been recognized as an important factor in the determination to the Turkish Foreign Policy in the period of the National Chief. Actually, Italian attack was seen as a new attack towards the Aegean Sea and the Balkans. Grace within the framework of the Megalo Idea wanted to take over northern part of Albania. Additionally, during this period, a portion of Camara Albaniansemigrations to Turkey was also occupied a significance place in the relations between two countries. During this period, Enver Hoxha argued for two principles of life when he came to power. The first of these is Marxist- Leninist Ideology; the latter is the Principle of Self-Sufficiency. The first principle has impelled Albania to choose communist countries; the second principle has led her to self-isolution. As a result, both principles led to cause undesirable level of relations between two countries.
Özet
Türkiye Cumhuriyetinin İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü dönemi Milli Şef dönemi olarak kabul görmüştür. Bu dönemde Türk-Arnavut ilişkileri İkinci Dünya Savaşının etkisi altında gelişme göstermiştir. Türkiye Milli Şef döneminde başta İtalya ve Sovyet Rusya olmak üzere Balkanlardan tehdit beklemiştir. Tecrübeli bir komutan ve devlet adamı olan İsmet İnönü İkinci Dünya Savaşının dışında kalmak için büyük çaba sarf etmiştir. İkinci Dünya Savaşında Türk dış politikası tarafsız olarak değil, fakat harp harici/savaş dışı olarak tanımlanmıştır. Bu dönemde, Türkiye güçlü devletlerinin baskısı altında sürekli olarak savaşa katılmaya zorlanırken Arnavutluk ise önce İtalya ve daha sonra da Almanlar tarafından işgal edilmiştir. Milli Şef döneminde Türk dış politikasının belirlenmesinde 07 Nisan 1939da İtalyanın Arnavutluku işgali önemli bir etken olarak kabul edilmiştir. İtalyan saldırısı gerçekte Ege Denizine ve Balkanlara yönelik yeni bir saldırı hareketi olarak görülmüştür. Yunanistan Megalı İdea çerçevesinde Arnavutlukun kuzeyini ele geçirmek istemiştir. Ayrıca bu dönemde iki ülke arasındaki ilişkilerde Çamaria Arnavutlarının bir kısmının Türkiyeye göçmesi de önemli yer tutmuştur. Bu dönemde, Enver Hoca iktidara geldikten sonra iki prensibi tüm yaşamı boyunca savunmuştur. Bunlardan ilki Marksist-Leninist İdeoloji, ikincisi ise Kendi Kendine Yeterli Olma Prensibidir.1 İlk prensip Arnavutlukun dış politikasını oluştururken daima komünist ülkeleri seçmesine; ikinci prensip ise kendini izole etmeye ve yalnızlığa itmeye yöneltmiştir. Neticede her iki prensip Türkiye ile ilişkilerin arzu edilmeyen seviyede oluşmasına neden olmuştur.