Journals / Türkderm-Deri Hastalıkları ve Frengi Arşivi / 2010 / Cilt: 44 - Sayı: 2

Efficacy of pimecrolimus 1% cream in various clinical forms of atopic dermatitis

Atopik dermatit klinik tipleri arasında %1 pimekrolimus krem tedavisinin etkinliğinin araştırılması

Pages
83–87
DOI
—

Abstract

Background and Design: Atopic dermatitis shows some different clinical appearances.The main aim of this experimental study is to compare the efficacy of pimecrolimus among these clinical subgoups of atopic dermatitis. Material and Method: A total of 70 patients, 50 male and 20 female, aged between 2-38 years were included in the study. Twenty-two patients (%31.4) were pediatric (2-10 years). Patients were investigated in regard to high levels of total IgE, airway allergy, positive skin prick test and triggering allergens. Patients were classified as: mixed, pure intrinsic and pure extrinsic according to Wüthrich classification. Pimecrolimus 1% cream was applied to the patients twice daily for 6 weeks and patients were evaluated with SCORAD index before and after treatment. Results: FAs a result, 58.6% of the patients (n=41) had a successful therapy with pimecrolimus while 4.3% (n=3) had partially successful. Thirty-five patients achieved full remission. The difference between the SCORADs before and after the treatment was found to be statistically significant (p

Özet

Amaç: Atopik dermatit bilindiği gibi farklı klinik tiplerde karşımıza çıkar. Bu deneysel çalışmanın temel amacı, atopik dermatitin bu tipleri arasında pimekrolimusun etkinliğini karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 2-38 yaşları arasında, 50’si erkek, 20’si kadın, toplam 70 hasta alındı. Hastaların 22’si (%31,4) çocuktu (2-10 yaş). Hastalarda, solunum yolu allerjisi, total IgE yüksekliği, deri “prick” test pozitifliği ve tetikleyici allerjenler araştırıldı. Hastalar Wüthrich sınıflamasına göre, “mikst”, “pür intrinsik” ve “pür ekstrinsik” olarak sınıflandırıldı. Hastalara 6 hafta boyunca günde iki kez %1 pimekrolimus krem tedavisi uygulandı ve hastalar SCORAD indeksi kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Sonuç olarak hastaların %58,6’sında (n=41) tedavi başarılı, %4,3’ünde (n=3) tedavi kısmen başarılı, %37,1’inde (n=26) tedavi başarısız bulundu. 35 hastada tam remisyon elde edildi. Tedavi öncesi ve sonrasındaki SCORAD değerleri arasındaki fark, istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p