Journals / Türkderm-Deri Hastalıkları ve Frengi Arşivi / 2013 / Cilt: 47 - Sayı: 4

Retrospectiveanalysisofmelanomapatientswho had undergone PET-CT examination

PET BT incelenmesi yapılan melanom hastalarının retrospektif analizi

Pages
214–217
DOI
—

Abstract

Background and Design: Pet positivity was found in 21 (37.5%) the incidence of melanoma is increasing significantly in Turkey and in the whole world. Thus, Positron Emission Tomography-Computed Tomography (PET-CT), which is being reimbursed by the government for the documentation of metastases of clinically suspicious patients with stages 1 b and higher, is becoming widely used. This study aims to analyze, the histopathological features of the tumors and the clinical and demographic data on melanoma patients who had undergone PET-CT examination for the screening of metastases. Materials and Methods: We collected data on 57 melanoma patients who had undergone PET-CT evaluation in the Nuclear Medicine Department between 2004 and 2011. On the basis of PET-CT positivity, we retrospectively analyzed SUV (Standard uptake value), demographic data, Breslow thickness, primary tumor location, presence of histopathologically documented ulceration, perineural, vascular and lymphatic invasion, and metastases detected by other screening methods as well as the proposed treatment modalities. Results: PET-CT positivity was found in 22 (39%) patients. The mean Breslow thickness was 5.12±6.29mm., 1 patient (%7) with ≤1mm, 5 (36%) with 2-4mm and 8 patients (57%) with >4mm of Breslow thickness had distant metastases. Statistically significant correlation was found between Breslow thickness and positive PET-CT findings. The distribution of the primary tumor site was 35.3%left-sided, 25.5%right-sided and 39.2%on the midline. All patients with scalp involvement had distant metastases. There was no statistically significant correlation of PET-CT positivity with histopathologically proven ulceration and perineural, vascular and lymphatic invasion. Thirty-one percent positive correlation was found between Breslow thickness and SUV. Forty-five percent of PET-CT positive patients had metastases documented with other screening methods as well. All but 2 patients with distant metastases had undergone wide tumor resection and adjuvant chemotherapy or radiotherapy. Conclusion: PET-CT complementing conventional imaging methods gains much importance in the treatment planning for some selected high-risk melanoma patients (Turkderm 2013; 47: 214-7)

Özet

Amaç: Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de melanom insidansı hızla artmaktadır. Evre 1b ve üzeri olan melanom hastalarında, metastaz taraması için devlet tarafından geri ödemesi yapılan Pozitron Emisyon Tomografisi-Bilgisayarlı Tomografi (PET-BT) görüntüleme tekniğinin kullanımı da giderek yaygınlaşmıştır. Bu çalışmada PET-BT incelenmesi yapılmış melanom hastalarının, demografik verileri, klinik bulguları ve tümörlerinin histopatolojik özellikleri araştırılmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, 2004-2011 yılları arasında, Nükleer Tıp bölümünde PET-BT incelenmesi yapılan 57 melanom hastasının kayıtlı verileri alınmıştır. Hastalarda, PET-BT pozitifliği esas alınarak, SUV (Standart tutulum değeri), demografik özellikler, Breslow kalınlığı, birincil tümörün tutulum bölgesi, histopatolojik olarak ülserasyon, perinöral, damar ve lenfatik invazyon varlığı, diğer görüntüleme tekniklerinin pozitifliği ile uygulanmış olan tedavi yöntemleri, retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Toplanan verilere göre, PET-BT pozitifliği 21 hastada (%37,5) saptanmıştır. Ortalama Breslow kalınlığı 5,12±6,29 mm olarak bulunmuştur. Buna göre Breslow kalınlığı raporlanmış hastalar arasında, ≤1 mm olan n: 1 (%7), 2-4 mm arası olan n: 5 (%36) ve >4 mm olan n: 8 (%57) hastada PET-BT pozitifliği görülmüştür. Breslow kalınlığı ile PET-BT pozitifliği arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Primer tümörlerin vücut tutulum bölgelerine göre dağılımı ise, %35,3'ü gövdenin sol yarısı, %25,5i gövdenin sağ yarısı ve %39,2si ise orta hat kökenli olacak şekilde bulunmuştur. Saçlı deri tutulumu olan hastaların hepsinde PET-BT ile uzak metastaz saptanmıştır. Ülserasyon, perinöral, damar ve lenfatik invazyon varlığı ile PET-BT pozitifliğı arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Breslow kalınlığı ile SUV değerleri arasında %31lik pozitif korelasyon bulunmuştur. PET-BT ile metastaz saptanan hastaların %45inde diğer görüntüleme yöntemleri ile de belirlenmiş metastaz bulguları mevcuttur. Uzak metastazı olan hastaların 2si hariç hepsine geniş eksizyon ve adjuvan kemoterapi veya radyoterapi tedavi uygulanmıştır. Sonuç: Yüksek risk grubundaki olguların bir kısmında, tedavi planının oluşturulmasında, konvansiyonel görüntüleme yöntemlerine ilave olarak, PET- BT uygulamasının, önemli bir yeri olduğunu düşünmekteyiz. (Türk­derm 2013; 47: 214-7)