Journals / Türkderm-Deri Hastalıkları ve Frengi Arşivi / 2014 / Cilt: 48 - Sayı: 4

Theevaluationofclinicaland laboratory findingsanthrax: Characteristicsofof63 inpatient with cutaneous cutaneous anthrax in Turkey

Yatırılarak takip edilen 63 deri şarbonu olgusunun klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi: Türkiye'de deri şarbonunun karakteristiği

Pages
197–203
DOI
—

Abstract

Background and Design: Despite a very uncommon disease in developed countries, cutaneous anthrax (CA) is currently endemic in oucountries. In this study, we aimed to bring out characteristic of anthrax of Turkey by comparing our results and the other CA reports in TurkeyMaterials and Methods: Sixty three inpatients with CA between October 2009 and December 2012 were investigated retrospectively. Apatients were diagnosed CA by clinical finding and/or microbiological examination. The demographic characteristics patient, routine testswound culture and gram staining results were recorded. Results were recorded on statistical program of SPSS 13.0 and were written using percent (%). Results: There were 63 inpatients (41 female (65.1%), 22 male (34.9%), mean age 35.9 years range10-83). Forty nine patients (77.8%) had a history of contact with animals or animal product. Thirty-eight (60.3%) and twenty-one (33.3%) patients were found in the summer and fall season, respectively. Gram staining and culture were performed in 51 patients. Gram-positive bacilli were detected in 17 patients (33.3%by gram smear. Bacillus anthracis bacilli were produced in 11 patients (21.5%) in cultures test. The lesions were mostly seen on the left hand (30.2%). Penicillin was most frequently preferred in treatment of CA (87.3%). Conclusion: CA is still endemic in Eastern Anatolia and continues to increase in recent years. Women living in the villages in which income iobtained from buying and selling of animals constitute the most important risk group. Preventive actions such as training of the risky societyvaccination of animals, and obstructing of illegal animal entries across the border, will reduce the incidence of CA. (Turkderm 2014; 48: 197203)

Özet

Amaç: Gelişmiş ülkelerde çok nadir görülen deri şarbonu (DŞ) ülkemizde halen endemik bir hastalık olarak görülmektedir. Bu çalışmada Türkiyeden bildirilen çalışmaların sonuçlarını kendi sonuçlarımızla karşılaştırıp DŞnin karakteristiğini ortaya koymayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Ekim 2009 ve Aralık 2012 arasında yatırılarak tedavi edilen DŞ hastaları geriye dönük olarak incelendi. Tüm hastaların tanısı klinik bulgular ve/veya laboratuvar sonuçlarına göre konuldu. Hastaların demografik özellikleri, rutin tetkikleri, yara kültürü ve gram boyama sonuçları kaydedildi. Bulgular SPSS 13.0 istatistik programına kaydedildi ve yüzde (%) verilerek yazıldı. Bulgular: Çalışmaya toplam 63 hasta katıldı. Bu hastalar içinde 41 bayan (%65,1) ve 22 erkek (%34,9) hasta vardı. Hastaların yaş ortalaması 35,9 (10-83 yaş) idi. Kırk dokuz hastada (%77,8) hayvan ve hayvan ürünlerine temas öyküsü vardı. Otuz sekiz hasta (%60,3) yaz mevsiminde yirmi bir hasta (%33,3) sonbahar mevsiminde saptandı. Şarbon lezyonları en sık sol elde (%30,2) görüldü. Elli bir hastada gram boyama ve kültür yapıldı. Gram yaymada 17 hastada gram pozitif basil (%33,3) saptandı ve 11 hastada (%21,5) Basillus anthracis basili kültürde üretildi. DŞ tedavisinde en sık penisilin tercih edildi (%87,3). Sonuç: Doğu Anadolu'da DŞ halen endemiktir ve son yıllarda artarak devam etmektedir. Hayvancılık yapan köylerdeki bayanlar en önemli risk grubudur. Riskli toplumun eğitilmesi, hayvanların aşılanması ve sınırdan kaçak hayvan girişlerinin kontrol edilmesi gibi önleyici tedbirler hastalığın görülme sıklığını azaltacaktır. (Türk­derm 2014; 48: 197-203)