Journals / Türk Biyokimya Dergisi / 2019 / Cilt: 44 - Sayı: 2

Importance of biochemical parameters in order to predict clinical severity in patients diagnosed with Crimean-Congo haemorrhagic fever

Kırım kongo kanamalı ateşi tanılı hastalarda klinik şiddeti tahmin etmede biyokimyasal parametrelerin önemi

Pages
177–181
DOI
—

Abstract

Objective: We aimed to investigate new biochemical indicators to predict the clinical course of patients following thediagnosis of Crimean-Congo haemorrhagic fever (CCHF).Material and methods: We retrospectively evaluatedpatients diagnosed with CCHF. They were divided intothree groups based on a scoring system known as severitygrading score in order to predict severity. Red cell distribution width (RDW), mean platelet volume (MPV), creatinine phosphokinase (CPK), alkaline phosphatase (ALP),glutamyl transferase (GGT) and C-reactive protein (CRP)levels were evaluated on the first day of admission. Thesebiochemical parameters may predict the clinical course ofour three patient groups.Results: In our study, there were 38 (70.4%) maleand 16 (29.6%) female patients, and the mean agewas 44.33 ± 16.94 years. Based on our scoring system,17 (31.4%), 30 (55.5%) and 7 (12.9%) patients were in group1, 2 and 3, respectively. Statistically significant differencewas observed between groups 1–3 and groups 2–3 for ALPvalues; however, a statistically significant difference wasobserved among all three groups for GGT values. Significant differences were not observed among the groups forRDW, MPW, CPK and CRP levels (p > 0.05).Conclusion: ALP and GGT values can be used as auxiliaryindicators to predict the clinical course for patients withCCHF. However, CPK, CRP, MPV and RDW values were notobserved to be important for prognosis.

Özet

Amaç: Kırım Kongo kanamalı ateşi (KKKA), insanlarda görülen en sık kene ile ilişkili hastalıktır. Çalışmamızda KKKA tanısı ile takip edilen hastaların klinik seyrini ön görmek için yeni belirteçlerin araştırılması amaçlanmıştır. Materyal ve metod: Bu çalışmada 2011–2017 tarihleri arasında KKKA tanısı ile takip ettiğimiz hastalar retrospektif olarak değerlendirildi. Klinik şiddeti tahmin etmede kullanılan skorlama sistemine göre hastalar üç ayrı gruba ayrıldı. Gruplar arasında klinik seyri tahmin etmede yararlı olabileceği düşünülen hastaneye başvuru gününde saptanan eritrosit dağılım genişliği (RDW), ortalama trombosit hacmi (MPV), kreatinin fosfokinaz (CPK), alkalen fosfataz (ALP), gama glutamil transferaz (GGT) ve C-reaktif protein (CRP) düzeyleri değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamıza dahil edilen 54 olgunun 38 (%70.4)’i erkek, 16 (%29.6)’sı kadındı. Yaş ortalaması 44.33 ± 16,94 bulundu. Hastaların 17 (%31,4)’si grup 1’de, 30 (%55,5)’u grup 2’de, 7 (%12,9)’si ise grup 3’te yer aldı. Gruplar arası karşılaştırmada ALP değerleri açısından grup 1–3 ve grup 2–3 arasında, GGT düzeyleri açısından ise tüm gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı. Gruplar arasında RDW, MPV, CPK, CRP düzeyleri açısından anlamlı farklılık gözlenmedi (p > 0.05). Sonuç: Klinik seyri tahmin etmede kullanılan skorlama sisteminde ALP ve GGT değerleri de yardımcı marker olarak kullanılabilir. Ancak CPK, CRP, MPV, RDW değerleri prognoz açısından önemli bulunmamıştır.