Journals / Türk Biyokimya Dergisi / 2020 / Cilt: 45 - Sayı: 1

Evaluation of percentage recoverytogether with modified reference rangein hyperprolactinemia

Hiperprolaktinemide geri kazanım yüzdesi ve modifiye referans aralık değerlerinin birlikte kullanımı

Pages
37–43
DOI
—

Abstract

Objective: Macroprolactinemia is an important cause of hyperprolactinemia. The aim of this study was to examine the added value of the consideration of modified reference range in determination of macroprolactinemia and true hyperprolactinemia.Materials and methods: Three hundred and ninety patients with high and 131 with normal prolactin (PRL) levels were included in this study. PRL had been analyzed before and after polyethylene glycol precipitation (post-PEG PRL). Recovery percentage (R%) 60% had been reported as macroprolactinemia and true hyperpro-lactinemia, respectively. Post-PEG PRL levels were evalu-ated according to the modified reference range obtained from those of the normoprolactinemic subjects.Results: According to the R% criterion; macroprol-actinemia had been detected in 24.9% and true hyper-prolactinemia in 67.4% of hyperprolactinemic patients. When the data were evaluated considering the post-PEG PRL levels according to the modified reference range; 13 (13.4%) of the 97 macroprolactinemia reports would be considered as true hyperprolactinemia and 6 (2.3%) of the 263 true hyperprolactinemia reports would be changed as macroprolactinemia.Conclusion: Discrimination capacity of R% criterion for true hyperprolactinemia and macroprolactinemia is lim-ited, and we suggest that, in accordance with R% crite-rion, laboratory reports should include the post-PEG PRL levels along with the modified reference range.

Özet

Amaç: Makroprolaktinemi, hiperprolaktineminin önemlibir nedenidir. Bu çalışmanın amacı, makroprolaktinemive gerçek hiperprolaktineminin belirlenmesinde modifiyereferans aralık kullanımının katkısının incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Retrospektif özellikteki bu çalışmayaprolaktin (PRL) düzeyi yüksek olan 390 ve normal olan 131olgu dahil edildi. PRL düzeyi polietilen glikol presipitas- yonundan önce ve hemen sonra (post-PEG PRL) ölçüldü.Geri kazanım yüzdesi (% R) %60 olanlar sıra-sıyla makroprolaktinemi ve gerçek hiperprolaktinemiolarak rapor edildi. Post-PEG PRL düzeyi, normoprolak- tinemik gruptan elde edilen modifiye referans aralığınagöre değerlendirildi. Bulgular: %R kriterine göre hiperprolaktinemik hastala- rın %24.9’unda makroprolaktinemi ve %67.4’ünde gerçekhiperprolaktinemi saptanmıştır. Veriler, post-PEG PRLseviyeleri dikkate alınarak modifiye referans aralığınagöre yeniden değerlendirildiğinde; makroprolaktinemiolarak rapor edilen 97 olgudan 13’ünün (%13.4) gerçekhiperprolaktinemi olarak ve gerçek hiperprolaktinemi olan 263 olgu raporunun 6’sının (%2.3) makroprolakti- nemi olarak değişmiş olduğu görüldü. Sonuç: Gerçek hiperprolaktinemi ve makroprolaktine- minin ayırımında %R kriteri kısıtlılıklara sahiptir, bunedenle laboratuvar raporlarının %R kriterinin yanı sıra,modifiye referans aralığı ile birlikte post-PEG PRL seviye- lerini de içermesi gerekmektedir.