Journals / Türk Beyin Damar Hastalıkları Dergisi / 2000 / Cilt: 6 - Sayı: 1

The carotid Doppler ultrasonography findings in ischemic stroke and transient ischemic attack

İskemik inmede ve geçici iskemik atakta karotis Doppler ultrasonografi bulguları

Pages
19–22
DOI
—

Abstract

In this prospective study we aimed at identifying the importance of level of carotid artery constriction and type of atherosclerotic plaques that presents high risk in patients with ischemic stroke and temporary ischemic attack (TIA), using carotid artery Doppler ultrasonography (DUS) and Cranial Computerized Tomography (CT). A total of 78 patient admitted to the Fırat University Fırat Health Center Neurology Clinic with the diagnose of ischemic stroke or TIA were involved in this study. According to plaque shape, plaque surface properties and stenosis level, the CT findings were classified as being either normal, lacuner lesions, regional infarctions and watershed infarctions, in ischemic stroke group, plaques with a heterogeneous echogenicity, with an irregular surface and high degree carotid stenosis (>%50) dominated significantly in CT-regional infarctions (p%5U) than those with regional and watershed infarctions (p

Özet

Bu çalışmada karotis arter Doppler ultrasonografi (DUS) ve Bilgisayarlı Beyin Tomografisi (BBT) inceleme yöntemlerinden yararlanarak, iskemik inme ve geçici iskemik atak (GİA) geçiren hastalarda, karotis arterlerdeki hangi özellikleri taşıyan aterosklerotik plakların risk oluşturduğunu ve karotis arter çapındaki daralma derecesinin önemini saptamayı amaçladık. Çalışmaya Fırat Üniversitesi Fırat Tıp Merkezi Nöroloji Kliniği'ne iskemik inme veya GİA tanısı ile yatırılan 78 hasta alındı. Hastaların karotis DUS bulguları; plak yapısı, plak yüzey özellikleri ve darlık derecesine göre; BBT bulguları da normal, laküner infarkt, bölgesel infarkt ve watershed infarkt olarak sınıflandırıldı, iskemik inme grubunda karotis DUS' ta heterojen yapıda plak saptanan grupta, düzensiz yüzey özelliği gösteren plak saptanan grupta ve %50'den fazla darlığı bulunan grupta bölgesel infarkt görülme sıklığı anlamlı düzeyde fazla bulundu (Her üç grupta da P